Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/498 K.2017/13357
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza MahkemesiSUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
**HÜKÜM:** MahkumiyetDosya incelenerek gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Dosya kapsamına ve oluşa göre, müştekiler ..., ..., ... ve ...’ın halı saha maçı yapmak için gittikleri yerde bulunan soyunma odasından 09/03/2012 günü cep telefonlarının, kıyafetlerinin ve paraları ile çanta vb. eşyalarının çalındığı olayda, soruşturma devam ederken sanığın 16/03/2012 tarihinde suça konu cep telefonlarından birisini kullanmaya başladığının tespit edildiğinin ve soruşturma aşamasındaki ifadesinde....’de oturduğunu, suç tarihinde bir arkadaşını görmek için ....’ya gittiğini, ancak hırsızlık yapmadığını, suça konu cep telefonunu kullanıp kullanmadığını hatırlamadığını belirten sanığın duruşmada ise telefonu bit pazarından aldığını, aldığı kişiyi tanımadığını savunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, müşteki sayısınca 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 165/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,2- Kabule göre de; Sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasında, eylemin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu kabul edilerek, bu suçtan mahkumiyet kararı verildiği halde, suç vasfından dolayı beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeden aynı eylemden dolayı hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 11/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** MahkumiyetDosya incelenerek gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Dosya kapsamına ve oluşa göre, müştekiler ..., ..., ... ve ...’ın halı saha maçı yapmak için gittikleri yerde bulunan soyunma odasından 09/03/2012 günü cep telefonlarının, kıyafetlerinin ve paraları ile çanta vb. eşyalarının çalındığı olayda, soruşturma devam ederken sanığın 16/03/2012 tarihinde suça konu cep telefonlarından birisini kullanmaya başladığının tespit edildiğinin ve soruşturma aşamasındaki ifadesinde....’de oturduğunu, suç tarihinde bir arkadaşını görmek için ....’ya gittiğini, ancak hırsızlık yapmadığını, suça konu cep telefonunu kullanıp kullanmadığını hatırlamadığını belirten sanığın duruşmada ise telefonu bit pazarından aldığını, aldığı kişiyi tanımadığını savunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, müşteki sayısınca 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 165/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,2- Kabule göre de; Sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasında, eylemin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu kabul edilerek, bu suçtan mahkumiyet kararı verildiği halde, suç vasfından dolayı beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeden aynı eylemden dolayı hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 11/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.