Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/5828 K.2015/507
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın mühür bozma suçundan beraat, karşılıksız yararlanma suçundan mahkumiyetı kabul etti; yakınan kurum vekilinin temyiz isteği 21.01.2015 tarihinde oybirliğiyle reddedildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma, karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından kamu davasının açıldığı, yargılama aşamasında yakınan kuruma usulüne uygun olarak duruşma davetiyesinin tebliğ edildiği, yakınan kurum yetkililerinin duruşmaya katılmadıkları ve dilekçe vermek sureti ile katılma isteminde bulunmadıkları, bu sebeple yakınan kurumun katılan sıfatını almadığı, yargılama sonucunda 31.03.2010 tarihli hükümde elektrik enerjisi hırsızlığı (karşılıksız yararlanma) suçundan sanığın mahkumiyetine, mühür bozma suçundan sanığın beraatine karar verildiği, mahkumiyet hükmünün sanık tarafından, beraat hükmünün yakınan kurum vekili tarafından temyiz edildiği,
6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine iade edilmesine ilişkin Dairemizin 30.07.2012 tarihli kararının, sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, Dairemizin iade kararı sonrasında yapılan yargılama sırasında da yakınan kurumun katılma isteminde bulunmadığı, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm geçerli olduğundan, mühür bozma suçuna ilişkin 20.02.2013 tarihli ikinci kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Duruşmadan haberdar edildiği halde, 5271 sayılı CMK'nın 237. ve 238. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak kamu davasına katılmayan yakınan ... 'nin, karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçları kapsamında verilen kararları temyiz etme hakkı bulunmadığından, yakınan kurum vekilinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 21.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma, karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından kamu davasının açıldığı, yargılama aşamasında yakınan kuruma usulüne uygun olarak duruşma davetiyesinin tebliğ edildiği, yakınan kurum yetkililerinin duruşmaya katılmadıkları ve dilekçe vermek sureti ile katılma isteminde bulunmadıkları, bu sebeple yakınan kurumun katılan sıfatını almadığı, yargılama sonucunda 31.03.2010 tarihli hükümde elektrik enerjisi hırsızlığı (karşılıksız yararlanma) suçundan sanığın mahkumiyetine, mühür bozma suçundan sanığın beraatine karar verildiği, mahkumiyet hükmünün sanık tarafından, beraat hükmünün yakınan kurum vekili tarafından temyiz edildiği,
6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine iade edilmesine ilişkin Dairemizin 30.07.2012 tarihli kararının, sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, Dairemizin iade kararı sonrasında yapılan yargılama sırasında da yakınan kurumun katılma isteminde bulunmadığı, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm geçerli olduğundan, mühür bozma suçuna ilişkin 20.02.2013 tarihli ikinci kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Duruşmadan haberdar edildiği halde, 5271 sayılı CMK'nın 237. ve 238. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak kamu davasına katılmayan yakınan ... 'nin, karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçları kapsamında verilen kararları temyiz etme hakkı bulunmadığından, yakınan kurum vekilinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 21.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.