Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/4078 K.2014/7292
Tebliğname No : 6 - 2013/153332
**MAHKEMESİ:** Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 25/12/2012
**NUMARASI:** 2005/191 (E) ve 2012/1640 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
07.02.2005 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında doğru yazılması karşısında, sanık hakkında düzenlenen 14.02.2006 tarihli iddianamede suç tarihinin 25.07.2003 olarak hatalı yazılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, tebliğnamedeki bu hususa dair bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu, sanığın gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde mağdura ait iş yerinin kepenk kilidini kırarak kalkıştığı eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 35 maddesinde belirtilen hırsızlık suçu yanında, aynı Kanunun 116/2-4, 35 maddesinde düzenlenen geceleyin iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturacağı, ancak; 5560 sayılı Yasanın 6. maddesi ile 5237 Sayılı TCK.nun 142. maddesine eklenen 4. fıkranın yürürlük tarihi olan 06.12.2006 gününden önce işlenen mala zarar vermek suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olup, eylemin mağdurunun 21.03.2008 tarihli oturumda sanık hakkında şikayetçi olmadığını belirtmesi, sanığın da 07.04.2008 günlü oturumda mağdurun şikayetten vazgeçme beyanını kabul etmesi karşısında mala zarar vermek suçundan uygulama yapılıp hükümlülük kararı verilemeyeceği ve suç tarihi itibariyle geceleyin işlenen iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçunun uzlaşma kapsamında olduğu da gözetilerek 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan uzlaştırma işlemleri yapılıp, iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan uzlaşmanın sağlanması halinde, 765 sayılı TCK.nun sırasıyla 493/1, 62/1, 81 maddeleri ve 5237 sayılı TCK.nun sırasıyla 142/1-b, 143/1, 35 maddeleri uyarınca her iki Yasa hükümlerine göre verilecek sonuç ceza miktarları belirlenip, sonuç ceza miktarları karşılaştırılarak lehe olan Yasa hükümlerine göre uygulama yapılıp karar verilmesi, uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise denetime olanaklı olacak biçimde 765 sayılı TCK.nun sırasıyla 493/1, 62/1, 81 maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun sırasıyla 142/1-b, 143/1, 35, 116/2-4, 35 maddeleri uyarınca verilmesi gereken cezalar her iki Yasa için ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre;
II-14.02.2006 tarihli iddianamede sanık hakkında tekerrüre dair 765 sayılı TCK.nun 81. maddesinin uygulanmasının istenmemesi ve yapılan yargılamada sanığın adli sicil kaydı ve tekerrüre esas önceki hükümlülüğünün yüzüne okunmaması karşısında, 5271 sayılı CMK.nun 226.maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden, sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 81. maddesinin uygulanması ve aynı neviden suçtan mükerrir olduğu gerekçesi ile sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 522. maddesinin lehe hükümlerinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
**MAHKEMESİ:** Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 25/12/2012
**NUMARASI:** 2005/191 (E) ve 2012/1640 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
07.02.2005 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında doğru yazılması karşısında, sanık hakkında düzenlenen 14.02.2006 tarihli iddianamede suç tarihinin 25.07.2003 olarak hatalı yazılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, tebliğnamedeki bu hususa dair bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu, sanığın gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde mağdura ait iş yerinin kepenk kilidini kırarak kalkıştığı eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 35 maddesinde belirtilen hırsızlık suçu yanında, aynı Kanunun 116/2-4, 35 maddesinde düzenlenen geceleyin iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturacağı, ancak; 5560 sayılı Yasanın 6. maddesi ile 5237 Sayılı TCK.nun 142. maddesine eklenen 4. fıkranın yürürlük tarihi olan 06.12.2006 gününden önce işlenen mala zarar vermek suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olup, eylemin mağdurunun 21.03.2008 tarihli oturumda sanık hakkında şikayetçi olmadığını belirtmesi, sanığın da 07.04.2008 günlü oturumda mağdurun şikayetten vazgeçme beyanını kabul etmesi karşısında mala zarar vermek suçundan uygulama yapılıp hükümlülük kararı verilemeyeceği ve suç tarihi itibariyle geceleyin işlenen iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçunun uzlaşma kapsamında olduğu da gözetilerek 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan uzlaştırma işlemleri yapılıp, iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan uzlaşmanın sağlanması halinde, 765 sayılı TCK.nun sırasıyla 493/1, 62/1, 81 maddeleri ve 5237 sayılı TCK.nun sırasıyla 142/1-b, 143/1, 35 maddeleri uyarınca her iki Yasa hükümlerine göre verilecek sonuç ceza miktarları belirlenip, sonuç ceza miktarları karşılaştırılarak lehe olan Yasa hükümlerine göre uygulama yapılıp karar verilmesi, uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise denetime olanaklı olacak biçimde 765 sayılı TCK.nun sırasıyla 493/1, 62/1, 81 maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun sırasıyla 142/1-b, 143/1, 35, 116/2-4, 35 maddeleri uyarınca verilmesi gereken cezalar her iki Yasa için ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre;
II-14.02.2006 tarihli iddianamede sanık hakkında tekerrüre dair 765 sayılı TCK.nun 81. maddesinin uygulanmasının istenmemesi ve yapılan yargılamada sanığın adli sicil kaydı ve tekerrüre esas önceki hükümlülüğünün yüzüne okunmaması karşısında, 5271 sayılı CMK.nun 226.maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden, sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 81. maddesinin uygulanması ve aynı neviden suçtan mükerrir olduğu gerekçesi ile sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 522. maddesinin lehe hükümlerinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.