Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/37552 K.2017/6498
Özet: Uyuşmazlık, sanık üzerinde hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından oybirliğiyle mahkumiyet kararının temyiz edilmesiyle ilgilidir; mahkeme, üst Cumhuriyet savcısının mala zarar verme temyiz istemini ve sanığın hırsızlık suçuna ilişkin temyiz itirazını geçerli bulmamış, ilgili suçtan hüküm kurulmadığını ve temyiz isteklerinin gereksiz olduğunu belirlemiştir. Sonuç olarak, mahkeme sanığın hırsızlık suçundaki mahkumiyet kararını geçerli kılarken, mala zarar verme temyiz talebini reddetmiş ve temyiz itirazlarını kabullenmiş, kararı 5/6/2017 tarihinde oybirliğiyle kesinleştirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Üst Cumhuriyet savcısının, 10.12.2013 tarihli temyiz isteminin mala zarar verme suçuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında, 15.12.2011 tarihli iddianame ile mala zarar verme suçundan da cezalandırılması talep edilerek kamu davası açıldığı halde, atılı mala zarar verme suçundan hüküm kurulmamış ise de, mahkemesince sanık hakkında bu suçtan zamanaşımı içerisinde hüküm kurulması mümkün olup ortada incelenecek bir hüküm bulunmadığından, üst Cumhuriyet savcısının konusu bulunmayan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının hapis cezasının infazı aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dosya içerisindeki 23/10/2011 tarihli kolluk tutanağı içeriğine göre, kolluk görevlileri tarafından Balıkesir il merkezinde şüphe üzerine suça konu motosikletle birlikte yakalanan sanığın, hasarlı vaziyette olan bu motosikleti Edremit İlçesi Altınoluk beldesinden mahalle ve sokağını hatırlamadığı bir yerden çaldığını beyan etmesinden sonra kolluk görevlilerince henüz çalıntı kaydı bulunmadığı tespit edilen motosikletin, Edremit ilçesindeki kolluk görevlileri ile irtibata geçilerek (sanık yakalandıktan sonra Edremit İlçesi'nde hırsızlık müracaatında bulunduğu anlaşılan) müştekiye soruşturma aşamasında hasarlı şekilde iade edildiğinin anlaşılması karşısında, kısmi iadenin gerçekleştiği kabul edilerek müştekiden kısmi iade nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için rızasının bulunup bulunmadığı sorulup, sonucuna göre sanık hakkında aynı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Üst Cumhuriyet savcısının, 10.12.2013 tarihli temyiz isteminin mala zarar verme suçuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında, 15.12.2011 tarihli iddianame ile mala zarar verme suçundan da cezalandırılması talep edilerek kamu davası açıldığı halde, atılı mala zarar verme suçundan hüküm kurulmamış ise de, mahkemesince sanık hakkında bu suçtan zamanaşımı içerisinde hüküm kurulması mümkün olup ortada incelenecek bir hüküm bulunmadığından, üst Cumhuriyet savcısının konusu bulunmayan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının hapis cezasının infazı aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dosya içerisindeki 23/10/2011 tarihli kolluk tutanağı içeriğine göre, kolluk görevlileri tarafından Balıkesir il merkezinde şüphe üzerine suça konu motosikletle birlikte yakalanan sanığın, hasarlı vaziyette olan bu motosikleti Edremit İlçesi Altınoluk beldesinden mahalle ve sokağını hatırlamadığı bir yerden çaldığını beyan etmesinden sonra kolluk görevlilerince henüz çalıntı kaydı bulunmadığı tespit edilen motosikletin, Edremit ilçesindeki kolluk görevlileri ile irtibata geçilerek (sanık yakalandıktan sonra Edremit İlçesi'nde hırsızlık müracaatında bulunduğu anlaşılan) müştekiye soruşturma aşamasında hasarlı şekilde iade edildiğinin anlaşılması karşısında, kısmi iadenin gerçekleştiği kabul edilerek müştekiden kısmi iade nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için rızasının bulunup bulunmadığı sorulup, sonucuna göre sanık hakkında aynı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.