Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/37237 K.2017/1526
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın motosikletin direksiyon kilidini kırarak çalması ve bu eylemden dolayı hırsızlık ile mala zarar verme suçlarından mahkum edilmesinin temyizidir. Mahkeme, hırsızlık suçundan mahkumiyet kararını onaylarken mala zarar verme suçundaki mahkumiyeti yasaya aykırı bulup bozmayı reddetti ve temyiz taleplerini kabul etmedi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın suç tarihinde müştekiye ait motosikletin direksiyon kilidini kırdıktan sonra motosikletin ele geçirildiğinde hasarlı olduğunun ve sanığın kastının aracı çalmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması, başka bir ifadeyle korunan hukuki yararın tek olduğu gözetilmeden, mala zarar verme suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırı olup bu suç yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulmasının mahallinde değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde iki kişinin bir motosikleti itekleyerek götürdüklerine dair gelen ihbar üzerine sanığın motosikletin çalındığı yerin uzağında görülmesi ve kolluk görevlileri tarafından kovalamaca neticesinde yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde, TCK'nın 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümleri uyarınca cezasından indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 13/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın suç tarihinde müştekiye ait motosikletin direksiyon kilidini kırdıktan sonra motosikletin ele geçirildiğinde hasarlı olduğunun ve sanığın kastının aracı çalmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması, başka bir ifadeyle korunan hukuki yararın tek olduğu gözetilmeden, mala zarar verme suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırı olup bu suç yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulmasının mahallinde değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde iki kişinin bir motosikleti itekleyerek götürdüklerine dair gelen ihbar üzerine sanığın motosikletin çalındığı yerin uzağında görülmesi ve kolluk görevlileri tarafından kovalamaca neticesinde yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde, TCK'nın 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümleri uyarınca cezasından indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 13/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.