Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/34254 K.2017/4883
Özet: Burada Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın hırsızlıkla konut dokunulmazlığını bozma suçundan mahkumiyet kararıyla sonuçlanan davada, tarafların istekleri ve tutanakları çerçevesinde yasal zorunluluk bulunmadığını belirterek, sanığın “gerekçeli karar”ın tebliği ve temyiz dilekçesinin yürürlükteki kurallar dahilinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'a müdafi atanması konusunda yasal bir zorunluluk bulunmadığı, sanığın ihbar sonrası talimat mahkemesinin 06/05/2013 tarihli duruşmasında, müdafi talebinin olmadığını beyan etmesine rağmen sanığa sorguda atanan Av. ...'a gerekçeli kararın tebliğ edildiği ve hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, gerekçeli kararın sanık ...'a da tebliğ edilmediği ve sanığın kendisine zorunlu müdafi olarak görevlendirilen Av. ...'ın atandığından haberdar edilmediğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafi sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği ve somut olayda sanığın kendisine tebliğ yapılmadığı anlaşılmakla; sanığa gerekçeli kararın tebliğ edilmesi, temyiz dilekçesi vermesi halinde dilekçesi ile birlikte incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 02/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'a müdafi atanması konusunda yasal bir zorunluluk bulunmadığı, sanığın ihbar sonrası talimat mahkemesinin 06/05/2013 tarihli duruşmasında, müdafi talebinin olmadığını beyan etmesine rağmen sanığa sorguda atanan Av. ...'a gerekçeli kararın tebliğ edildiği ve hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, gerekçeli kararın sanık ...'a da tebliğ edilmediği ve sanığın kendisine zorunlu müdafi olarak görevlendirilen Av. ...'ın atandığından haberdar edilmediğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafi sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği ve somut olayda sanığın kendisine tebliğ yapılmadığı anlaşılmakla; sanığa gerekçeli kararın tebliğ edilmesi, temyiz dilekçesi vermesi halinde dilekçesi ile birlikte incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 02/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.