Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/33476 K.2016/17149
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 02.10.2013 tarihinde yapılan usulsüz tebligat nedeniyle sanığa ikinci tebligat üzerine temyiz süresinde hâlde kalmasını ve 5271 sayılı CMK hükümleriyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını beklemesini, ancak 13/10/2015’in 08/10/2015 tarihli Anayasa Mahkemesi kararıyla 53/53/54 TCK maddelerinin uygulanmasının infaz aşamasında yansıtılacağını, nihayetinde temyiz itirazlarını reddederek ve hükmü “mağdur” kanaatine dayandırarak 15/12/2016’da oybirliğiyle kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda kurulan hüküm sanık ...'e 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca 02.10.2013 tarihinde tebliğ edilirken, en yakın komşusunun bildirilmemesi nedeniyle yapılan tebligat usulsüz olduğundan, sanığa yapılan 19.11.2013 tarihli ikinci tebligat üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu, adli sicil kaydına göre sabıkasının olduğunun anlaşılması karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayıli CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen, "sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması" nesnel (objektif) koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 15/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda kurulan hüküm sanık ...'e 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca 02.10.2013 tarihinde tebliğ edilirken, en yakın komşusunun bildirilmemesi nedeniyle yapılan tebligat usulsüz olduğundan, sanığa yapılan 19.11.2013 tarihli ikinci tebligat üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu, adli sicil kaydına göre sabıkasının olduğunun anlaşılması karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayıli CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen, "sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması" nesnel (objektif) koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 15/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.