Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/33072 K.2016/12018
Özet: Uyuşmazlık, hırsızlık suçundan açılan kamu davasında sanığın telefon satıcısından satın aldığı iddia edilen telefonu hırsızlık olarak kabul edilip, ilgili TCK maddelerinin uygulanmasıyla ilgili temyiz ve infaz rejimi kararlarıdır. Mahkeme, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 165/1 maddelerinin yanlış uygulandığını belirterek, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetini bozmuş ve yeni bir hükümde ilgili kanun hükümlerine uygun şekilde karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının sanık lehine hükmü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Ancak;
1-Hırsızlık iddiasıyla açılan kamu davasında sanık suça konu telefonu İzmir/Çankaya'da seyyar telefon satıcılığı yapan bir satıcıdan 80 TL karşılığında satın aldığı şeklinde beyanda bulunduğu, ancak sanığın satın aldığını belirttiği kişinin açık adresiyle ilgili bilgi, belge sunamadığının anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın dosya içeriğiyle uyuşmayan savunmalarına itibar edilmek suretiyle, suçun hukuki niteliğinde yanılgıya düşülerek TCK'nın 165/1 maddesi gereğince suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan uygulama yapılması,
2- Sanığa ait adli sicil kaydında yer alan Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/10/2012 tarih ve 2012/193 E - 2012/239 K sayılı ilamının 16/10/2012 kesinleşme tarihli 5 yıl 10 ay hapis cezası göz önüne alınarak TCK'nın 58/6 maddesi gereğince hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmeden, önceki hüküm kesinleşmeden TCK'nın 58/1 maddesine aykırı olarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
3- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı halde, değişen suç vasfına göre suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken aynı Kanun'un 165/1 maddesinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı verilmemek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 23/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının sanık lehine hükmü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Ancak;
1-Hırsızlık iddiasıyla açılan kamu davasında sanık suça konu telefonu İzmir/Çankaya'da seyyar telefon satıcılığı yapan bir satıcıdan 80 TL karşılığında satın aldığı şeklinde beyanda bulunduğu, ancak sanığın satın aldığını belirttiği kişinin açık adresiyle ilgili bilgi, belge sunamadığının anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın dosya içeriğiyle uyuşmayan savunmalarına itibar edilmek suretiyle, suçun hukuki niteliğinde yanılgıya düşülerek TCK'nın 165/1 maddesi gereğince suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan uygulama yapılması,
2- Sanığa ait adli sicil kaydında yer alan Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/10/2012 tarih ve 2012/193 E - 2012/239 K sayılı ilamının 16/10/2012 kesinleşme tarihli 5 yıl 10 ay hapis cezası göz önüne alınarak TCK'nın 58/6 maddesi gereğince hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmeden, önceki hüküm kesinleşmeden TCK'nın 58/1 maddesine aykırı olarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
3- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı halde, değişen suç vasfına göre suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken aynı Kanun'un 165/1 maddesinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı verilmemek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 23/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.