Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/25829 K.2016/5831
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın 14 Mart ve 16 Nisan 2013 tarihli hırsızlık eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükmünün uygulanmadığı ve iddianameye göre 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği, savunma sürecinde adli sicil kaydı okunmadan ek savunma hakkı verilmeden CMK 226. maddeye aykırı davranılması; Mahkemenin sonucu: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın iki ayrı mahkumiyet kararını bozarak hükmün bozulmasına ve yeniden değerlendirilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den az olduğu halde yagılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, 14/03/2013 ve 16/04/2013 tarihlerinde, yaklaşık bir ay gibi kısa aralıklarla gerçekleştirdiği hırsızlık eylemleri nedeniyle hakkında TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2-İddianame içeriğine göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği ve savunmasının alındığı sırada adli sicil kaydı da kendisine okunmadığı halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden belirtilen maddenin uygulanması suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den az olduğu halde yagılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, 14/03/2013 ve 16/04/2013 tarihlerinde, yaklaşık bir ay gibi kısa aralıklarla gerçekleştirdiği hırsızlık eylemleri nedeniyle hakkında TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2-İddianame içeriğine göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği ve savunmasının alındığı sırada adli sicil kaydı da kendisine okunmadığı halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden belirtilen maddenin uygulanması suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.