Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/7681 K.2014/993
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın yakınanın hesabından kendi hesabına 5.720 TL havale edip parayı çekemeden, yakınanın talebi üzerine bloke edilip iade etmesiyle ilgili hırsızlık suçunun oluşup oluşmadığı ve ceza miktarının belirlenmesidir. Mahkeme, sanığın eyleminin hırsızlık suçu olduğunu kabul ederek, 5237 sayılı TCK’nın 142/2‑e maddesine göre suçun tamamlandığını ve cezanın ağırlaştırılamayacağını hükme bağlayarak kararını bozmuştur.
Tebliğname No: 11 - 2011/30574
MAHKEMESİ: Sincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 04/03/2010
NUMARASI: 2009/470 (E) ve 2010/109 (K)
SUÇ: Bilişim sistemini kötüye kullanarak haksız yarar sağlama (dolandırıcılık suçundan dönüşen)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa eyleminin doğru hukuki nitelendirilmesinin TCK.nun 142/2-e maddesindeki hırsızlık suçu olması karşısında, bu suçun yakınanın hesabındaki paranın sanığın hesabına aktarılması ile tamamlanacağı, sanığın kendi hesabına aktardığı parayı çekmiş olup olmamasının suçun oluşumuna etkisi bulunmadığı değerlendirildiğinden suçun kalkışma aşamasında kaldığı nedenine dayalı tebliğnamenin (2) nolu bozma görüşü benimsenmemiş ve dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, yakınana ait Yapı Kredi Bankası Sincan Şubesindeki internet bankacılığına açık hesabından, yakınanın bilgisi ve rızası dışında, internet aracılığı ile 5720 TL parayı sanığa ait Kuveyt Türk Bankası Konya şubesine havale ettiği, ancak parayı hesabından çekemeden, yakınanın başvurusu üzerine paranın bloke edilerek yakınanın hesabına iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/2-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 244/4 maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza ceza belirlenmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık N.. A..'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA),5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 20/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Sincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 04/03/2010
NUMARASI: 2009/470 (E) ve 2010/109 (K)
SUÇ: Bilişim sistemini kötüye kullanarak haksız yarar sağlama (dolandırıcılık suçundan dönüşen)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa eyleminin doğru hukuki nitelendirilmesinin TCK.nun 142/2-e maddesindeki hırsızlık suçu olması karşısında, bu suçun yakınanın hesabındaki paranın sanığın hesabına aktarılması ile tamamlanacağı, sanığın kendi hesabına aktardığı parayı çekmiş olup olmamasının suçun oluşumuna etkisi bulunmadığı değerlendirildiğinden suçun kalkışma aşamasında kaldığı nedenine dayalı tebliğnamenin (2) nolu bozma görüşü benimsenmemiş ve dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, yakınana ait Yapı Kredi Bankası Sincan Şubesindeki internet bankacılığına açık hesabından, yakınanın bilgisi ve rızası dışında, internet aracılığı ile 5720 TL parayı sanığa ait Kuveyt Türk Bankası Konya şubesine havale ettiği, ancak parayı hesabından çekemeden, yakınanın başvurusu üzerine paranın bloke edilerek yakınanın hesabına iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/2-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 244/4 maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza ceza belirlenmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık N.. A..'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA),5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 20/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.