Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/29675 K.2014/2030
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
**HÜKÜM:** Davanın düşürülmesi, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-)Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan açılan kamu davasının düşürülmesi kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 Sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2.maddesinin 2.fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Yasanın geçici 2/2. ve 5271 Sayılı CMK' nın 223/4-(a) maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-)sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6352 sayılı Yasanın geçici 2.maddesinin 2.fıkrası uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine iade edilmesine ilişkin Dairemizin 26.07.2012 tarihli kararının sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusunun geçerli olduğu, bu nedenle mühür bozma suçu yönünden sonradan verilen kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla;
Mühür bozma suçundan sanığın mahkumiyetine dair 25.09.2009 tarihli karara yönelik katılan vekilinin temyiz istemi üzerine yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 Sayılı CMK’nın 231/6-a. maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı Kanun’un 231/6-c. maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararlar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre katılan kurumun mühür bozma suçundan doğan maddi bir zararının belirlenemediği gözetilerek, 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b). bendinde belirtilen, “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “zararın giderilmediği” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
**HÜKÜM:** Davanın düşürülmesi, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-)Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan açılan kamu davasının düşürülmesi kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 Sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2.maddesinin 2.fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Yasanın geçici 2/2. ve 5271 Sayılı CMK' nın 223/4-(a) maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-)sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6352 sayılı Yasanın geçici 2.maddesinin 2.fıkrası uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine iade edilmesine ilişkin Dairemizin 26.07.2012 tarihli kararının sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusunun geçerli olduğu, bu nedenle mühür bozma suçu yönünden sonradan verilen kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla;
Mühür bozma suçundan sanığın mahkumiyetine dair 25.09.2009 tarihli karara yönelik katılan vekilinin temyiz istemi üzerine yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 Sayılı CMK’nın 231/6-a. maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı Kanun’un 231/6-c. maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararlar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre katılan kurumun mühür bozma suçundan doğan maddi bir zararının belirlenemediği gözetilerek, 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b). bendinde belirtilen, “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “zararın giderilmediği” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.