Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/27237 K.2014/20407
Özet: Uyuşmazlık konusu, suça sürüklenen çocukların hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet cezalarının temyizinde sosyal inceleme raporu eksikliği ve kısa süreli hürriyetin TCK 50/3 maddesi gereği uygun yaptırım türüne çevrilmemesinden kaynaklanan hatalı hükümdir. Mahkeme, bu hataları tespit ederek kararın bozulmasına karar verdi; temyiz talebi kabul edildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, Mala Zarar Verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
a) Suça sürüklenen ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun' a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
b) Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
c) Suça sürüklenen ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanunun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan, aynı Kanunun 35/3. maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan ve daha önce hapis cezasına mahkum olmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK'nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 10.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, Mala Zarar Verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
a) Suça sürüklenen ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun' a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
b) Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
c) Suça sürüklenen ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanunun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan, aynı Kanunun 35/3. maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan ve daha önce hapis cezasına mahkum olmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK'nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 10.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.