Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/29010 K.2013/20098
Özet: Uyuşmazlık konusu, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlerin yanı sıra konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükmün hukuki geçerliliği ve uygulanmasıdır. Mahkeme, hırsızlık ve mala zarar verme kararlarını onaylarken, konut dokunulmazlığı ihlali kararı için temyiz itirazlarının yerinde olduğunu belirterek hükmü bozmuş ve sanığın cezai yaptırımını yeniden değerlendirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Hırsızlık ve Mala Zarar Verme suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Konut Dokunulmazlığını İhlal suçundan verilen hükmün incelenmesinde:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun sanığın tüm aşamalardaki beyanı ile birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilerek, sabıkasız olan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken; “mağdurun zararı giderilmediğinden” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı Kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanığın gözaltında kaldığı tarih ve sürelerin gerekçeli karar başlığına yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-d maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son. maddesi uyarınca ... hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının GÖZETİLMESİNE, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Hırsızlık ve Mala Zarar Verme suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Konut Dokunulmazlığını İhlal suçundan verilen hükmün incelenmesinde:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun sanığın tüm aşamalardaki beyanı ile birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilerek, sabıkasız olan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken; “mağdurun zararı giderilmediğinden” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı Kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanığın gözaltında kaldığı tarih ve sürelerin gerekçeli karar başlığına yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-d maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son. maddesi uyarınca ... hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının GÖZETİLMESİNE, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.