Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/28476 K.2013/17435
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın hırsızlık suçundan dolayı mahkumiyetine ilişkin olarak, failin pişmanlığı ve mağdurun zararının iade/tazmin edilmesi durumunda etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağıdır. Mahkeme, sanığın pişmanlığını göstermediğini belirterek 5237 sayılı TCY’nin ilgili maddelerinin uygulanmadığını kabul etti ve kararın bozulmasına karar verdi.
Tebliğname No: 6 - 2010/337955
MAHKEMESİ: Ilgın Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 05/05/2010
NUMARASI: 2010/84 (E) ve 2010/205 (K) SUÇ: Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suç tamamlandıktan sonra failin pişman olması durumunda suç sonunda elde dilen eşyanın iade edilerek veya tazmin suretiyle mağdurun zararının giderilmesi halinde şahsi bir hal olan etkin pişmanlıktan söz edilecektir. Anılan koşul yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifadesi zorunluluğu bulunmayıp söz ve/veya davranışlar yoluyla ifade edilmesi olayın özelliğine göre olanaklı olabilecektir. İade veya tazmin hususunun gerçekleşmesi fail tarafından suçun kabul edildiği anlamına da gelmez, yeter ki failin iadeyi serbest iradesiyle gerçekleştirdiği sabit olsun. Somut olayda da; katılanın mahkemede alınan 05/05/2010 tarihli beyanında, zaraarının suçu sanık ile birlikte işleyen R... E.. tarafından karşılandığını bildirmesi nedeniyle, sanık Kaşif'in iadeye karşı bir duruşunun bulunup bulunmadığı kendisinden sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCY.nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile ve "sanığın bizzat pişmanlık göstermemesi" şeklinde dosya içeriğine uygun bulunmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY.nın 53/1. maddesinin "a, b, c, d, e" bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak "kendi altsoyu" üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 26/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Ilgın Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 05/05/2010
NUMARASI: 2010/84 (E) ve 2010/205 (K) SUÇ: Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suç tamamlandıktan sonra failin pişman olması durumunda suç sonunda elde dilen eşyanın iade edilerek veya tazmin suretiyle mağdurun zararının giderilmesi halinde şahsi bir hal olan etkin pişmanlıktan söz edilecektir. Anılan koşul yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifadesi zorunluluğu bulunmayıp söz ve/veya davranışlar yoluyla ifade edilmesi olayın özelliğine göre olanaklı olabilecektir. İade veya tazmin hususunun gerçekleşmesi fail tarafından suçun kabul edildiği anlamına da gelmez, yeter ki failin iadeyi serbest iradesiyle gerçekleştirdiği sabit olsun. Somut olayda da; katılanın mahkemede alınan 05/05/2010 tarihli beyanında, zaraarının suçu sanık ile birlikte işleyen R... E.. tarafından karşılandığını bildirmesi nedeniyle, sanık Kaşif'in iadeye karşı bir duruşunun bulunup bulunmadığı kendisinden sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCY.nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile ve "sanığın bizzat pişmanlık göstermemesi" şeklinde dosya içeriğine uygun bulunmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY.nın 53/1. maddesinin "a, b, c, d, e" bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak "kendi altsoyu" üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 26/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.