Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/25006 K.2012/45549
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 12.06.2008 günlü bozma ilamı ile sanık ... hakkında yakınanlar...,...,...,ve ....'a karşı hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin bozulmasına karar verildiği , mahkemesince bozmaya uyulduğu halde anılan yakınanlara karşı sanığın eylemlerinden dolayı hüküm kurulmadığı görülmekle bu hususta mahallinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.02.1938 günlü 1937/23–1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.05.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili sanık ...'nın yakınan Alpaslan Subaşı'ya karşı hırsızlık eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1,2253 sayılı Yasanın 12/2, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b,31/2,151/1, 31/2,66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı, ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğu, sanık ...'in ise yakınanlar ..., ..., Alpaslan Subaşı ve ...'e karşı hırsızlık suçlarından eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1,55/3, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle (4 kez), 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 31/3, 151/1,31/3,66/1-e, 66/2, 67/4. (4 kez), ayrıca ...'e karşı eylemi nedeniyle 116/2, 31/3 maddelerinin ayrı, ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan sanık ...'nın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 151/1 maddelerindeki hırsızlık ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e,66/2 ve 67/4 maddelerinde belirtilen 6 yıllık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 24.12.2004 günü ile karar tarihi olan 13.10.2011 tarihleri arasında geçtiği halde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan sanık ...'in ise eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 151/1 maddelerindeki (4 kez) hırsızlık ve mala zarar verme suçları için ayrıca yakınan ....'ye karşı işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu için aynı Yasanın 116/2 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e,66/2 ve 67/4 maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımının,sanık hakkındaki ilk mahkumiyet karar tarihi olan 13.09.2005 ile ikinci mahkumiyet karar tarihi olan 13.10.2011 tarihleri arasında geçtiği halde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 08/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 12.06.2008 günlü bozma ilamı ile sanık ... hakkında yakınanlar...,...,...,ve ....'a karşı hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin bozulmasına karar verildiği , mahkemesince bozmaya uyulduğu halde anılan yakınanlara karşı sanığın eylemlerinden dolayı hüküm kurulmadığı görülmekle bu hususta mahallinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.02.1938 günlü 1937/23–1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.05.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili sanık ...'nın yakınan Alpaslan Subaşı'ya karşı hırsızlık eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1,2253 sayılı Yasanın 12/2, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b,31/2,151/1, 31/2,66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı, ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğu, sanık ...'in ise yakınanlar ..., ..., Alpaslan Subaşı ve ...'e karşı hırsızlık suçlarından eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1,55/3, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle (4 kez), 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 31/3, 151/1,31/3,66/1-e, 66/2, 67/4. (4 kez), ayrıca ...'e karşı eylemi nedeniyle 116/2, 31/3 maddelerinin ayrı, ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan sanık ...'nın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 151/1 maddelerindeki hırsızlık ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e,66/2 ve 67/4 maddelerinde belirtilen 6 yıllık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 24.12.2004 günü ile karar tarihi olan 13.10.2011 tarihleri arasında geçtiği halde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan sanık ...'in ise eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 151/1 maddelerindeki (4 kez) hırsızlık ve mala zarar verme suçları için ayrıca yakınan ....'ye karşı işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu için aynı Yasanın 116/2 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e,66/2 ve 67/4 maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımının,sanık hakkındaki ilk mahkumiyet karar tarihi olan 13.09.2005 ile ikinci mahkumiyet karar tarihi olan 13.10.2011 tarihleri arasında geçtiği halde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 08/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.