Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/22815 K.2012/44494
Özet: (1) Sanığın 2003 yılında kilitsiz motosikleti çalması nedeniyle hırsızlık suçundan hüküm giyip, 2008’te hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle zamanaşımının durduğu ve 2010’de yeni bir suç işlenerek mahkumiyetin yeniden açılabileceği uyuşmazlığı; (2) Mahkeme, sanığın 2003 hırsızlık suçu için zamanaşımının 6 yıl sonra dolduğunu tespit ederek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını bozmuş ve kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmeye karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi şartıyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31/01/2008 tarihi itibariyle duran zamanaşımının sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 06/10/2010 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan sanığın yakınanın evinin önüne kilitsiz olarak bıraktığı motosikleti almak biçimindeki eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk, (2253 sayılı Yasanın 12/2. maddesi) maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 141/1, 31/2, 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık sürenin, suçun işlendiği 14/10/2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 30/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi şartıyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31/01/2008 tarihi itibariyle duran zamanaşımının sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 06/10/2010 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan sanığın yakınanın evinin önüne kilitsiz olarak bıraktığı motosikleti almak biçimindeki eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk, (2253 sayılı Yasanın 12/2. maddesi) maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 141/1, 31/2, 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık sürenin, suçun işlendiği 14/10/2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 30/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.