Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/22487 K.2012/42730
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık suçundan dolayı verilen cezanın temyiz süresinin ve yasa yolunun eksik gösterilmesi nedeniyle geçersiz sayılıp yeniden değerlendirilmesiydi; Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde görerek kararın bozulmasına karar verip yeni bir hüküm koyarak önceki kararı iptal etti.
Tebliğname No: 6 - 2011/18362
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 17/03/2010
NUMARASI: 1996/269 (E) ve 1997/1218 (K) SUÇ: Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dairemizce de kabul edilerek uygulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/01/2007 tarih ve 3-9 Esas 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5271 sayılı CYY.nın 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CYUY.nın 310. maddesine göre hükümlünün başvurabileceği yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yokluğunda verilen hükümde yasa yoluna başvuru süresi gösterilmediğinden hükümlünün bu karara yönelik 02/06/2010 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin reddine ilişkin 21/06/2010 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmek suretiyle yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itrazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı TCY.nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 492/1, 522. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; suç tarihinde gece sayılan zaman dilimi içerisinde, yakınana ait işyerinin sağlam ve muhkem kapısını kırarak içeri girip pek fahiş değerde altın çalan, altınları Ankara'ya götürüp buradaki kuyumculara satmak isterken şüphe üzerine yakalanan ve kendisini yakalayan polislere altınları İstanbul'dan çaldığını söyleyip yakınana ait işyerini göstererek bir kısmının iadesini sağlayan hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/4. maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve yakınanın şikayetçi olması nedeniyle, 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçlar yönünden CYY.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, ayrıca yakınandan kısmi iadeyi kabul edip etmediğinin sorulup sonucuna göre, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY.nın ilgili maddeleri uyarınca uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 17/03/2010
NUMARASI: 1996/269 (E) ve 1997/1218 (K) SUÇ: Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dairemizce de kabul edilerek uygulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/01/2007 tarih ve 3-9 Esas 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5271 sayılı CYY.nın 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CYUY.nın 310. maddesine göre hükümlünün başvurabileceği yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yokluğunda verilen hükümde yasa yoluna başvuru süresi gösterilmediğinden hükümlünün bu karara yönelik 02/06/2010 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin reddine ilişkin 21/06/2010 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmek suretiyle yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itrazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı TCY.nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 492/1, 522. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; suç tarihinde gece sayılan zaman dilimi içerisinde, yakınana ait işyerinin sağlam ve muhkem kapısını kırarak içeri girip pek fahiş değerde altın çalan, altınları Ankara'ya götürüp buradaki kuyumculara satmak isterken şüphe üzerine yakalanan ve kendisini yakalayan polislere altınları İstanbul'dan çaldığını söyleyip yakınana ait işyerini göstererek bir kısmının iadesini sağlayan hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/4. maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve yakınanın şikayetçi olması nedeniyle, 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçlar yönünden CYY.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, ayrıca yakınandan kısmi iadeyi kabul edip etmediğinin sorulup sonucuna göre, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY.nın ilgili maddeleri uyarınca uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.