Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/21223 K.2012/41960
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların yakınanlara karşı işledikleri nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde bulmuş ve 5237 sayılı TCK’nun 53/1-c maddesinin uygulanmasında hatalı olduğunu tespit ederek kararın bozulmasını ve ilgili hükümlerin düzeltilerek onaylanmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında, yakınanlar ... ve ... ile yakınan ...'e karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde, 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazları nedeniyle incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında, yakınan Halit'e karşı işledikleri mala zarar verme, sanık ... hakkında katılan ...'e karşı işlediği hırsızlık ve mala zarar verme, yakınan ...'e karşı işlediği hırsızlık, sanık ... hakkında katılan ...'e karşı işlediği mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları nedeniyle incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’ nın 53/1-c maddesinde belirtilen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı yasanın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5237 sayılı TCK’ nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına, karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanıklar hakkında yakınan ...'e karşı işledikleri hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a) Sanık ...'nun, çaldıkları cep telefonlarından birini sattıkları yeri göstererek, telefonun yakınana iadesini sağladığı belirlenmekle, cep telefonlarının kendisine ait olduğunu belirten yakınan ...'ten, 5237 Sayılı Yasanın 168. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kısmi iade nedeniyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’ nın 53/1-c maddesinde belirtilen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sadece “kendi alt soyu” üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında, yakınanlar ... ve ... ile yakınan ...'e karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde, 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazları nedeniyle incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında, yakınan Halit'e karşı işledikleri mala zarar verme, sanık ... hakkında katılan ...'e karşı işlediği hırsızlık ve mala zarar verme, yakınan ...'e karşı işlediği hırsızlık, sanık ... hakkında katılan ...'e karşı işlediği mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları nedeniyle incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’ nın 53/1-c maddesinde belirtilen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı yasanın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5237 sayılı TCK’ nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına, karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanıklar hakkında yakınan ...'e karşı işledikleri hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a) Sanık ...'nun, çaldıkları cep telefonlarından birini sattıkları yeri göstererek, telefonun yakınana iadesini sağladığı belirlenmekle, cep telefonlarının kendisine ait olduğunu belirten yakınan ...'ten, 5237 Sayılı Yasanın 168. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kısmi iade nedeniyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’ nın 53/1-c maddesinde belirtilen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sadece “kendi alt soyu” üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.