Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/20060 K.2012/40642
Tebliğname No : 6 - 2010/47109
**MAHKEMESİ:** Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 23/09/2002
**NUMARASI:** 2002/673 (E) ve 2002/672 (K)
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları da dikkate alınarak, sonraki yasa ile suçun unsurlarının değişmesi veya ilave unsurlar getirilmesi halinde yargılama yapılıp kanıt toplanması gerektiğinde ya da cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesini ve cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde inceleme ile hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının farklı olduğu, hırsızlık suçunu işlemek için yakınana ait otomobilin camını kıran sanığın eyleminin, hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu suçla ilgili bir değerlendirme yapılmaması,
3- 5271 Sayılı CMK.'nun 253.maddesinde, 5560 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar yönünden de uzlaştırmanın mümkün olması nedeniyle, suç tarihi itibariyle mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu dikkate alınarak, uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanması ve her iki yasaya göre verilecek cezaların, denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
4- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın Geçici 1/1. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
5- Kabule göre de;
a) Temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, eylemin gece vakti gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 Sayılı Yasanın 143.maddesi ile yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırdan 1/3 oranında artırım yapılması,
b) 5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilerek, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar alması halinde ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebilecek ölçüde düşük değerlerin esas alınması suretiyle, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden anılan madde uyarınca cezadan indirim yapılması,
c) Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin 1.fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, verilen ceza ertelenmediği halde (e) bendindeki hak yoksunluğunun uygulanmaması ve aynı maddenin 3.fıkrasına aykırı olarak, (c) bendindeki hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, tüm haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**MAHKEMESİ:** Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 23/09/2002
**NUMARASI:** 2002/673 (E) ve 2002/672 (K)
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları da dikkate alınarak, sonraki yasa ile suçun unsurlarının değişmesi veya ilave unsurlar getirilmesi halinde yargılama yapılıp kanıt toplanması gerektiğinde ya da cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesini ve cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde inceleme ile hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının farklı olduğu, hırsızlık suçunu işlemek için yakınana ait otomobilin camını kıran sanığın eyleminin, hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu suçla ilgili bir değerlendirme yapılmaması,
3- 5271 Sayılı CMK.'nun 253.maddesinde, 5560 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar yönünden de uzlaştırmanın mümkün olması nedeniyle, suç tarihi itibariyle mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu dikkate alınarak, uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanması ve her iki yasaya göre verilecek cezaların, denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
4- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın Geçici 1/1. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
5- Kabule göre de;
a) Temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, eylemin gece vakti gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 Sayılı Yasanın 143.maddesi ile yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırdan 1/3 oranında artırım yapılması,
b) 5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilerek, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar alması halinde ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebilecek ölçüde düşük değerlerin esas alınması suretiyle, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden anılan madde uyarınca cezadan indirim yapılması,
c) Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin 1.fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, verilen ceza ertelenmediği halde (e) bendindeki hak yoksunluğunun uygulanmaması ve aynı maddenin 3.fıkrasına aykırı olarak, (c) bendindeki hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, tüm haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.