Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/18157 K.2012/40627
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina içerisende muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Sanık ... Ünder müdafiinin, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... Ünder hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1 maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
B- Sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak ve her iki sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK.nun 206. maddesinin gerekçesinde "Beyanın doğruluğu düzenlenen resmî belgeyle ispat edilecek ise madde uygulanacaktır; buna karşılık beyanı alan memur, beyanın doğruluğunu tahkik edip, buna kanaat getirdikten sonra resmî belgeyi düzenlemek durumunda ise yani resmî belge sadece kişinin beyanı üzerine değil de, memurca yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise, bu maddedeki suç oluşmaz." şeklindeki açıklama da gözetilerek; mağdurun ihbarı üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerine üzerinde nüfus cüzdanı bulunmayan sanık ...'in kendisini ... kızı, 1967 Konya doğumlu ... olarak tanıtıp, 26.08.2005 tarihli olay yeri tutanağının düzenlenmesinesebebiyet verdiği ancak polis merkezinde yapılan işlemler esnasında sanığın yakınları tarafından getirilen nüfus cüzdanının kolluk görevlilerince incelenmesi sonucu gerçek kimlik bilgilerinin ... olduğunun anlaşılması ve tüm resmi soruşturma evraklarının ... adına düzenlenmiş olması karşısında unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nun 142/2-b maddesinde belirtilen “özel becerinin” elde veya üstte taşınan eşyanın alınmasına yönelik olduğu gözetilmeden, sanıkların yakınanın işyerine müşteri olarak girerek 1 adet bebek maması aldıktan sonra, vazgeçip geri vermeleri gereken paranın 50 TL'nı almak biçimindeki eylemde, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan aynı yasanın 142/1-b maddesi yerine, yazılı biçimde 142/2-b maddesi ile hüküm kurulması,
3- Yakınanın aşamalardaki anlatımları, olaya ilişkin kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen 26.08.2005 günlü tutanak ve sanık beyanlarına göre, yakınana ait iş yerine müşteri olarak girerek 1 adet bebek maması aldıktan sonra, vazgeçip geri vermeleri gereken paranın 50 TL'sini alıp iş yerinden uzaklaşan sanıkların, yakınanın sanıklarca geri verilen parayı hemen saydığında 50 TL'sinin eksik olduğunu farkedip, dükkandan çıkan sanıkları kesintisiz takip ile dükkanın 50 metre ötesinde durdurup, paranın eksik olduğunu söyleyip, parayı iade etmezlerse olay yerine kolluk görevlilerini çağıracağını söylemesi üzerine, sanıkların suça konu 50 TL'yi yakınana iade ettiğinin ve gelen kolluk görevlilerince sanıkların yakalandığının anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, sanıklar hakkında tamamlanmış suçtan hüküm kurulması,
4- Kasten işlenen hırsızlık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan mahkumiyetine karar verilen ... hakkında mahkumiyetinin yasal sonucu olan 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Kabule göre ise de;
a) Sanık ...'in adli sicil kaydındaki sabıkasının suç, karar ve kesinleşme tarihlerinin dosyamızın suç tarihinden sonraki döneme ait olduğu gözetilmeden, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi
gerekirken "sanığın daha önceden kasıtlı suçtan mahkum edilmiş olması gerekçe gösterilerek yeniden suç işlemeyeceğin dair kanaatin olşumadığı" biçimindeki, dosya içeriğine uygun düşmeyen, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan açılan davada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) 5237 Sayılı TCK’nun 168/1. maddesindeki indirim oranının 2/3 olduğu gözetilmeksizin, sanıkların cezasında 1/3 oranında indirim yapılarak hırszılık suçundan fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... Ünder ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Bina içerisende muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Sanık ... Ünder müdafiinin, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... Ünder hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1 maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
B- Sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak ve her iki sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK.nun 206. maddesinin gerekçesinde "Beyanın doğruluğu düzenlenen resmî belgeyle ispat edilecek ise madde uygulanacaktır; buna karşılık beyanı alan memur, beyanın doğruluğunu tahkik edip, buna kanaat getirdikten sonra resmî belgeyi düzenlemek durumunda ise yani resmî belge sadece kişinin beyanı üzerine değil de, memurca yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise, bu maddedeki suç oluşmaz." şeklindeki açıklama da gözetilerek; mağdurun ihbarı üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerine üzerinde nüfus cüzdanı bulunmayan sanık ...'in kendisini ... kızı, 1967 Konya doğumlu ... olarak tanıtıp, 26.08.2005 tarihli olay yeri tutanağının düzenlenmesinesebebiyet verdiği ancak polis merkezinde yapılan işlemler esnasında sanığın yakınları tarafından getirilen nüfus cüzdanının kolluk görevlilerince incelenmesi sonucu gerçek kimlik bilgilerinin ... olduğunun anlaşılması ve tüm resmi soruşturma evraklarının ... adına düzenlenmiş olması karşısında unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nun 142/2-b maddesinde belirtilen “özel becerinin” elde veya üstte taşınan eşyanın alınmasına yönelik olduğu gözetilmeden, sanıkların yakınanın işyerine müşteri olarak girerek 1 adet bebek maması aldıktan sonra, vazgeçip geri vermeleri gereken paranın 50 TL'nı almak biçimindeki eylemde, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan aynı yasanın 142/1-b maddesi yerine, yazılı biçimde 142/2-b maddesi ile hüküm kurulması,
3- Yakınanın aşamalardaki anlatımları, olaya ilişkin kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen 26.08.2005 günlü tutanak ve sanık beyanlarına göre, yakınana ait iş yerine müşteri olarak girerek 1 adet bebek maması aldıktan sonra, vazgeçip geri vermeleri gereken paranın 50 TL'sini alıp iş yerinden uzaklaşan sanıkların, yakınanın sanıklarca geri verilen parayı hemen saydığında 50 TL'sinin eksik olduğunu farkedip, dükkandan çıkan sanıkları kesintisiz takip ile dükkanın 50 metre ötesinde durdurup, paranın eksik olduğunu söyleyip, parayı iade etmezlerse olay yerine kolluk görevlilerini çağıracağını söylemesi üzerine, sanıkların suça konu 50 TL'yi yakınana iade ettiğinin ve gelen kolluk görevlilerince sanıkların yakalandığının anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, sanıklar hakkında tamamlanmış suçtan hüküm kurulması,
4- Kasten işlenen hırsızlık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan mahkumiyetine karar verilen ... hakkında mahkumiyetinin yasal sonucu olan 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Kabule göre ise de;
a) Sanık ...'in adli sicil kaydındaki sabıkasının suç, karar ve kesinleşme tarihlerinin dosyamızın suç tarihinden sonraki döneme ait olduğu gözetilmeden, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi
gerekirken "sanığın daha önceden kasıtlı suçtan mahkum edilmiş olması gerekçe gösterilerek yeniden suç işlemeyeceğin dair kanaatin olşumadığı" biçimindeki, dosya içeriğine uygun düşmeyen, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan açılan davada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) 5237 Sayılı TCK’nun 168/1. maddesindeki indirim oranının 2/3 olduğu gözetilmeksizin, sanıkların cezasında 1/3 oranında indirim yapılarak hırszılık suçundan fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... Ünder ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.