‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/17114 K.2013/3607

Esas No: 2012/17114 · Karar No: 2013/3607 · Karar Tarihi: 25.02.2013
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın katılanın cep telefonunu izinsiz alarak hırsızlık ve güveni kötüye kullanma suçlarından hüküm getirilmesiyle ilgiliydi; Mahkeme, kararının hatalı olduğunu belirterek, hem hırsızlık hem de güveni kötüye kullanma suçlarının ayrı ayrı değerlendirilmesini gerektirdiğini, tekerrüre esas alınan cezanın yanlış uygulandığını ve bu nedenle kararı bozup yeni bir karar vermeye karar verdi.
Tebliğname No: 6 - 2010/5202

MAHKEMESİ: Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 15/10/2008

NUMARASI: 2007/63 (E) ve 2008/497 (K)
SUÇ: Hırsızlık (Güveni Kötüye Kullanmak)

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.

Güveni kötüye kullanma suçunda ise, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisini veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.

Somut olayda; sanığın, katılanın evinde bulunduğu sırada bir yerden telefon beklediğini söyleyerek kendi kartını takmak üzere katılandan cep telefonunu istediği, katılanın cep telefonunu sanığa verdiği, az sonra katılanın bir iş için dışarı çıkması gerektiğinden sanık ve tanığı evde bırakıp evden ayrıldığı, bir süre sonra sanığın da cep telefonunu yanına alarak evden ayrıldığı, bir daha eve dönmediği, cep telefonunu katılana iade etmediği ve aldığı borç paraya karşılık bu telefonu tanık F.. D..'a vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, katılanın geçici de olsa zilyetliği devir iradesinin olmadığı, fiili hakimiyetin kaybı sonucu oluşan zilyetlik ile de hırsızlık suçunun oluşacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de,
Tekerrüre esas alınan Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2003 tarih ve 2003/20-485 sayılı ilamında yer alan cezalardan hırsızlık suçundan verilen en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25/02/2013 tarihinde oybirliğliyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?