Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/16629 K.2012/40933
Tebliğname No : 6 - 2010/84060
**MAHKEMESİ:** Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 20/12/2005
**NUMARASI:** 2005/767 (E) ve 2005/1120 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar, sanık müdafiinin yüzüne karşı verilmiş ise de, sanığın, kendisine müdafii tayin edildiğinden haberinin olmadığı gibi, gerekçeli kararda yasa yolu süresi, mercii ve başvuru şeklinin gösterilmemesi nedeniyle sanığın yanıltıldığı ve yokluğunda verilen hükmü 28.06.2006 tarihinde verdiği temyiz dilekçesi niteliğindeki dilekçeyle süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 Sayılı TCK.nun 141 ve 142.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı TCK.nun 493/1.maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanık ve kimlikleri belirlenemeyen iki arkadaşının geceleyin saat 03.30 sıralarında müştekiye ait konfeksiyon atölyesinin kapı kilidini levye ve demir kesme aleti ile keserek içeriden 9 adet dikiş makinasını alıp araca yüklerken ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurları tarafından kovalamaca sonucu sanığın yakalandığı diğer iki sanığın yakalanamadığı, olayda 5237 Sayılı 142/2-d. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun kilit ya da diğer bir alet kullanılarak kilit açmak unsurunun da bulunmadığı gözetilerek, sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK.nun 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçu ile birlikte aynı kanunun 116/2.maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturacağı, suç tarihi itibariyle konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarının uzlaşma kapsamında oldukları da gözetilerek, 5271 Sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılıp, uzlaştırma işleminden sonuç alınması halinde sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasının düşürülmesine, uzlaşmadan sonuç alınamaması halinde ise, sanığın eylemlerine uyan 765 Sayılı TCK.nun 493/1-son, 62, 522(pek fahiş) 81. maddeleriyle 5237 Sayılı TCK.nun 142/1-b, 35, 143, ve 116/2-4, 119/1-c, 151/1.maddeleri uyarınca verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan kanun belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken suçun nitelendirilmesinde de hatalı davranılarak sanığın 5237 Sayılı TCK.nun 142/2-d maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Sanık hakkında 6237 Sayılı TCK.nun 143.maddesinin 35.maddesinden sonra uygulanması suretiyle aynı Kanunun 61.maddesine aykırı davranılması,
b) Hapis cezasıyla mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı TCK.nun 53/1.maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 35/2.maddesinin uygulanması sırasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden indirimin en az oran esas alınarak uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**MAHKEMESİ:** Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 20/12/2005
**NUMARASI:** 2005/767 (E) ve 2005/1120 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar, sanık müdafiinin yüzüne karşı verilmiş ise de, sanığın, kendisine müdafii tayin edildiğinden haberinin olmadığı gibi, gerekçeli kararda yasa yolu süresi, mercii ve başvuru şeklinin gösterilmemesi nedeniyle sanığın yanıltıldığı ve yokluğunda verilen hükmü 28.06.2006 tarihinde verdiği temyiz dilekçesi niteliğindeki dilekçeyle süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 Sayılı TCK.nun 141 ve 142.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı TCK.nun 493/1.maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanık ve kimlikleri belirlenemeyen iki arkadaşının geceleyin saat 03.30 sıralarında müştekiye ait konfeksiyon atölyesinin kapı kilidini levye ve demir kesme aleti ile keserek içeriden 9 adet dikiş makinasını alıp araca yüklerken ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurları tarafından kovalamaca sonucu sanığın yakalandığı diğer iki sanığın yakalanamadığı, olayda 5237 Sayılı 142/2-d. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun kilit ya da diğer bir alet kullanılarak kilit açmak unsurunun da bulunmadığı gözetilerek, sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK.nun 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçu ile birlikte aynı kanunun 116/2.maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturacağı, suç tarihi itibariyle konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarının uzlaşma kapsamında oldukları da gözetilerek, 5271 Sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılıp, uzlaştırma işleminden sonuç alınması halinde sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasının düşürülmesine, uzlaşmadan sonuç alınamaması halinde ise, sanığın eylemlerine uyan 765 Sayılı TCK.nun 493/1-son, 62, 522(pek fahiş) 81. maddeleriyle 5237 Sayılı TCK.nun 142/1-b, 35, 143, ve 116/2-4, 119/1-c, 151/1.maddeleri uyarınca verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan kanun belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken suçun nitelendirilmesinde de hatalı davranılarak sanığın 5237 Sayılı TCK.nun 142/2-d maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Sanık hakkında 6237 Sayılı TCK.nun 143.maddesinin 35.maddesinden sonra uygulanması suretiyle aynı Kanunun 61.maddesine aykırı davranılması,
b) Hapis cezasıyla mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı TCK.nun 53/1.maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 35/2.maddesinin uygulanması sırasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden indirimin en az oran esas alınarak uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.