Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/6762 K.2012/45401
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın işyerinde şantaj yaptığını iddia eden katılanın arkadaşının huzur ve sükununu bozma suçundan hüküm beklemesi; Mahkeme, sanığın bu eylemlerinin “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçunu oluşturmadığına karar vererek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına gerek olmadığını belirterek kararı bozdu.
Tebliğname No: 2 - 2009/161447
MAHKEMESİ: Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 23/12/2008
NUMARASI: 2007/1774 (E) ve 2008/1408 (K)
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanığın “katılanın bir arkadaşıyla birlikte kendisine şantaj yaptığından tutuklandığını” katılanın gıyabında işyerinde başkalarına söylemiş olması biçimindeki eylemlerinin “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçunu, ne şekilde oluşturduğu kararda açıklanmadan yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın tazminat talebinde bulunmadığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve kayden sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “sanığın katılanın zararını karşılamadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 23/12/2008
NUMARASI: 2007/1774 (E) ve 2008/1408 (K)
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanığın “katılanın bir arkadaşıyla birlikte kendisine şantaj yaptığından tutuklandığını” katılanın gıyabında işyerinde başkalarına söylemiş olması biçimindeki eylemlerinin “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçunu, ne şekilde oluşturduğu kararda açıklanmadan yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın tazminat talebinde bulunmadığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve kayden sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “sanığın katılanın zararını karşılamadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.