Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/5978 K.2012/45825
Özet: Uyuşmazlık, sanığın tanık ifadelerine dayanarak hakaret suçundan hüküm getirilmesi üzerine temyiz başvurusu ve mahkemenin bu hükmü bozup yeniden değerlendirme kararıdır. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar vererek önceki hakaret suçundan verilen kararı bozmaktadır.
Tebliğname No: 2 - 2009/181131
MAHKEMESİ: Kemaliye Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 25/02/2009
NUMARASI: 2008/1 (E) ve 2009/7 (K)
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, tanık ifadeleri usulüne uygun olarak irdelenerek, tanık A.. Y..'in ifadesinin diğer ifadelerle birlikte değerlendirilerek üstün tutulması suretiyle, suçun sübuta erdiğine dair kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda mağdurun tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararının da belirlenemediği ve sanığın sabıkasının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “... uzlaşmaya tabi olan suçta tarafların uzlaşmamaları da nazara alınarak takdiren...” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-İfadesi hükme esas alınan tanık A.. Y..' in kovuşturma aşamasındaki ifadesinde, şikayetçinini de kendisine hakaret eden sanığa karşılık vererek hakaret ettiğini söylemesi karşısında; sanık hakkında TCK' nın 129. maddesinin 3. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Kemaliye Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 25/02/2009
NUMARASI: 2008/1 (E) ve 2009/7 (K)
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, tanık ifadeleri usulüne uygun olarak irdelenerek, tanık A.. Y..'in ifadesinin diğer ifadelerle birlikte değerlendirilerek üstün tutulması suretiyle, suçun sübuta erdiğine dair kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda mağdurun tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararının da belirlenemediği ve sanığın sabıkasının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “... uzlaşmaya tabi olan suçta tarafların uzlaşmamaları da nazara alınarak takdiren...” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-İfadesi hükme esas alınan tanık A.. Y..' in kovuşturma aşamasındaki ifadesinde, şikayetçinini de kendisine hakaret eden sanığa karşılık vererek hakaret ettiğini söylemesi karşısında; sanık hakkında TCK' nın 129. maddesinin 3. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.