Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/5589 K.2011/10285
Tebliğname No : 3 - 2009/257804
**MAHKEMESİ:** Sakarya Çocuk Mahkemesi
**TARİHİ:** 14/05/2009
**NUMARASI:** 2009/104 Karar - 2009/150 Esas
SUÇ : Kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-O Yer C.Savcısının temyiz dilekçesinde hakim havalesi bulunmadığı gibi, dosya gönderme formunun da bir aylık yasal temyiz süresinden sonra düzenlendiği anlaşıldığından temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2)-Sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verilen hükümde kararın tefhim ve tebliğinden itibaren bir haftalık süre içinde temyiz edilebileceği belirtilerek sanık ve müdafii yanıltıldığından hükmü 19.06.2006 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
A)-Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanık hakkında hükmolunan hapis cezası 5237 Sayılı TCK.nun 50/1-d maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrildiği ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 51. ve 5271 Sayılı CMK.nun 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği halde, gerekçeli kararda bu bölümlerin yazılmaması ve sonuç cezanın 1 ay 20 gün hapis cezasında bırakılması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması,
B)- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50/1-d maddesinde "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, çevrilebilir “ hükmünün yer aldığı, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevrilirken, cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olduğu gözetilmeden, cezasının 1 ay 20 gün yerine, yazılı şekilde 2 ay süre ile ikametgahı olan Sakarya il merkezindeki internet cafelere gitmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmesi,
C)-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullu bir düşme nedeni olan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesi, objektif koşulların varlığı halinde, mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının zorunluda olsa tedbire çevrilmiş olması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 16/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**MAHKEMESİ:** Sakarya Çocuk Mahkemesi
**TARİHİ:** 14/05/2009
**NUMARASI:** 2009/104 Karar - 2009/150 Esas
SUÇ : Kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-O Yer C.Savcısının temyiz dilekçesinde hakim havalesi bulunmadığı gibi, dosya gönderme formunun da bir aylık yasal temyiz süresinden sonra düzenlendiği anlaşıldığından temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2)-Sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verilen hükümde kararın tefhim ve tebliğinden itibaren bir haftalık süre içinde temyiz edilebileceği belirtilerek sanık ve müdafii yanıltıldığından hükmü 19.06.2006 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
A)-Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanık hakkında hükmolunan hapis cezası 5237 Sayılı TCK.nun 50/1-d maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrildiği ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 51. ve 5271 Sayılı CMK.nun 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği halde, gerekçeli kararda bu bölümlerin yazılmaması ve sonuç cezanın 1 ay 20 gün hapis cezasında bırakılması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması,
B)- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50/1-d maddesinde "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, çevrilebilir “ hükmünün yer aldığı, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevrilirken, cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olduğu gözetilmeden, cezasının 1 ay 20 gün yerine, yazılı şekilde 2 ay süre ile ikametgahı olan Sakarya il merkezindeki internet cafelere gitmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmesi,
C)-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullu bir düşme nedeni olan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesi, objektif koşulların varlığı halinde, mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının zorunluda olsa tedbire çevrilmiş olması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 16/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.