Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/34624 K.2013/21669
Özet: (1) Katılanın 16/07/2009 tarihli hükmüne karşı yasal sürede temyiz yapamaması ve sanığın hakaret iddiasıyla ilgili yazılı mahkumiyet kararı; (2) Sulh Ceza Mahkemesi, katılanın temyiz isteğinin zamanında olmadığını kabul ederek kararını reddetti, sanığın temyiz itirazlarını da değerlendirerek hükmün bozulmasına ve 25/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A-Katılan ...’un temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede,
16/07/2009 günü tebliğ edilen hükmü 24/08/2009 günü temyiz eden katılanın, 1412 sayılı CMUK.nun 310 maddesi uyarınca yasal süresinde olmayan temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B-Sanığın temyiz itirazlarına gelince,
1-Sanığın 04.06.2007 tarihli dilekçesinin içeriğine göre katılanın ..., şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde hakaret niteliğinde sözler içermediği gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de,
Katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararında belirlenemediği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilerek, 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, aynı maddenin 6. fıkrası gereğince ‘sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği’ hususlarını irdeleyen gerekçeye dayandırılması gerektiği nazara alınmadan sanığın katılanın zararını karşılamadığı biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A-Katılan ...’un temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede,
16/07/2009 günü tebliğ edilen hükmü 24/08/2009 günü temyiz eden katılanın, 1412 sayılı CMUK.nun 310 maddesi uyarınca yasal süresinde olmayan temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B-Sanığın temyiz itirazlarına gelince,
1-Sanığın 04.06.2007 tarihli dilekçesinin içeriğine göre katılanın ..., şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde hakaret niteliğinde sözler içermediği gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de,
Katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararında belirlenemediği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilerek, 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, aynı maddenin 6. fıkrası gereğince ‘sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği’ hususlarını irdeleyen gerekçeye dayandırılması gerektiği nazara alınmadan sanığın katılanın zararını karşılamadığı biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.