Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/28795 K.2011/41517
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Vermek
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizce de kabul edilerek uygulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.01.2007 tarih ve 3-9 esas 2007/18 kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK. nın 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nun 310.maddesine göre kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde; sanığın yokluğunda verilen hükümde temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, tebliğ ve tefhimden itibaren başlayacağı belirtilerek yanılgıya sebebiyet verildiğinden sanığın 14.07.2009 tarihli temyiz isteminin süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II-Mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yakınan ...’ın hükümden sonra, 23.08.2010 tarihli hakim havaleli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirmiş
olmasına göre, sanığa atılı mala zarar vermek suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK.’nun 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda sanığın beyanı saptanarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Konut Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Vermek
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizce de kabul edilerek uygulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.01.2007 tarih ve 3-9 esas 2007/18 kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK. nın 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nun 310.maddesine göre kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde; sanığın yokluğunda verilen hükümde temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, tebliğ ve tefhimden itibaren başlayacağı belirtilerek yanılgıya sebebiyet verildiğinden sanığın 14.07.2009 tarihli temyiz isteminin süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II-Mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yakınan ...’ın hükümden sonra, 23.08.2010 tarihli hakim havaleli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirmiş
olmasına göre, sanığa atılı mala zarar vermek suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK.’nun 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda sanığın beyanı saptanarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.