‹ Ana sayfa
Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/26671 K.2013/6465

Esas No: 2011/26671 · Karar No: 2013/6465 · Karar Tarihi: 27.03.2013
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan dolayı sanığa hapis cezası verilmesinin yasal gerekçelerinin eksikliği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın hatalı olmasıdır. (2) Mahkeme, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar vererek, bu eksiklikler nedeniyle verilen hapis cezasını bozmuş ve hükmü iptal etmiştir.
Tebliğname No: 4 - 2009/25700

MAHKEMESİ: Uşak 1. Sulh Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 11/06/2008

NUMARASI: 2006/792 (E) ve 2008/393 (K)
SUÇ: Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.

Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde, hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, hakaret suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı, bu suçlarda maddi zarardan söz edilemeyeceği ve adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin silinme koşullarının gerçekleştiği anlaşılan sanık hakkında, 5271 sayılı CYY.nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, "Sanığın sabıkalı oluşu, suçtan pişmanlık duymayışı ve olay nedeni ile mağdurların zararlarını da gidermemesi" biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Mahkeme esaslı işlemlerin yapıldığı 17.10.2007 tarihli celse tutanağının ilk sayfası yazman tarafından imzalanmayarak 5271 sayılı CMK nun 219 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?