Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/24886 K.2012/14238
Özet: İçinde görevdeki bir kamu görevlisine hakaret eden sanık hakkında açılan davanın, 765 sayılı TCK 266/3 maddesinin 102/4 maddesiyle 5237 sayılı TCK 125/3 maddesi bir bütün olarak yürütülmesi sonrasında, 16.03.2006–17.05.2012 arası geçerli 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle, 17.05.2012 oybirliğiyle hâkimce “zaman aşımı nedeniyle düşmesi” i hâlinde, kararın bozulduğu ve hükmün iptal edildiği karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret suçundan eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 266/3 maddesinde tanımlanan görevi nedeniyle hakaret suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 maddesi ile 5237 sayılı TCK’ nun aynı suça uyan 125/3-a maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. Maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve mahkumiyet hükmünün kurulduğu sanığın sorgusunun yapıldığı, 16.03.2006 günü ile inceleme tarihi arasında, aynı Yasanın 102/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılanın temyiz itirazları ile bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret suçundan eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 266/3 maddesinde tanımlanan görevi nedeniyle hakaret suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 maddesi ile 5237 sayılı TCK’ nun aynı suça uyan 125/3-a maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. Maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve mahkumiyet hükmünün kurulduğu sanığın sorgusunun yapıldığı, 16.03.2006 günü ile inceleme tarihi arasında, aynı Yasanın 102/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılanın temyiz itirazları ile bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.