‹ Ana sayfa
Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/16849 K.2013/193

Esas No: 2011/16849 · Karar No: 2013/193 · Karar Tarihi: 15.01.2013
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın mala zarar vermek ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarından mahkum edilmesiyle ilgili temyiz itirazlarıdır; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek, adli para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulamayacağını belirterek hükmün ilgili bölümlerini çıkartıp kararın düzeltilmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar vermek ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etmek

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün, 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- İş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı, öngörülmektedir. Aynı yasanın 7. fıkrası uyarınca da hükümlük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.

Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan “adli para cezasının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir
Bu durumda, 5237 sayılı TCK.nun 58, 5275 sayılı Kanunun 106. ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi karşısında; mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği, sonucu ortaya çıkmaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "TCK.nun 58. maddesinin 1 ve 6. fıkraları uyarınca sanığın mükerrirliğine, aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ilişkin bölümün hükümden çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?