Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/14534 K.2011/37608
Tebliğname No : 2 - 2009/157459
**MAHKEMESİ:** Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 18/02/2009
**NUMARASI:** 2009/85
SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan kurumun; “08.10.2004 tarih 4459 sayılı tutanakla yapılan kaçak elektrik işlemine ait bilgiler” başlıklı yazısında, mühürlemenin yapıldığı ancak tutanak tanzim edilmediğinin bildirilmesi karşısında, suça konu elektrik sayacının borcundan dolayı söküldüğü 10.08.2004 tarihte kablo uçlarının mühürlenip mühürlenmediği katılan kurumdan sorulup ve varsa sayaç sökme tutanağı getirtilerek, mühürleme işleminin yapılıp yapılmadığı hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde aydınlığı kavuşturulduktan sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile 765 sayılı TCK. nun 491/ilk maddesi ile hüküm kurulması
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.06.2008 tarih, 2008/2-149 esas, 2008/163 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı CMUK.nun 231/5. maddesinde düzenlenen ve koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif koşulların varlığı halinde aynı maddenin 7. fıkrası da gözetilerek diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce ve resen değerlendirilmesi gerektiği, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile ve karar tarihinde yürürlükte bulunmayan, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı yasanın 7. maddesi ile eklenen “sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” cümlesi de gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, sanık müdafiinin kısa kararın verildiği 18.02.2009 tarihli celsedeki; “5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi hariç tüm lehe olan maddelerinin uygulanması” talebine dikkate alınarak, “sanık ve müdafiinin talepleri doğrultusunda” şeklindeki, karar tarihi itibariyle yasal olmayan gerekçeye dayanarak, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’ nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları gözetilerek istem gibi BOZULMASINA, 26/10/2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.
**MAHKEMESİ:** Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 18/02/2009
**NUMARASI:** 2009/85
SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan kurumun; “08.10.2004 tarih 4459 sayılı tutanakla yapılan kaçak elektrik işlemine ait bilgiler” başlıklı yazısında, mühürlemenin yapıldığı ancak tutanak tanzim edilmediğinin bildirilmesi karşısında, suça konu elektrik sayacının borcundan dolayı söküldüğü 10.08.2004 tarihte kablo uçlarının mühürlenip mühürlenmediği katılan kurumdan sorulup ve varsa sayaç sökme tutanağı getirtilerek, mühürleme işleminin yapılıp yapılmadığı hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde aydınlığı kavuşturulduktan sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile 765 sayılı TCK. nun 491/ilk maddesi ile hüküm kurulması
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.06.2008 tarih, 2008/2-149 esas, 2008/163 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı CMUK.nun 231/5. maddesinde düzenlenen ve koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif koşulların varlığı halinde aynı maddenin 7. fıkrası da gözetilerek diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce ve resen değerlendirilmesi gerektiği, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile ve karar tarihinde yürürlükte bulunmayan, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı yasanın 7. maddesi ile eklenen “sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” cümlesi de gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, sanık müdafiinin kısa kararın verildiği 18.02.2009 tarihli celsedeki; “5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi hariç tüm lehe olan maddelerinin uygulanması” talebine dikkate alınarak, “sanık ve müdafiinin talepleri doğrultusunda” şeklindeki, karar tarihi itibariyle yasal olmayan gerekçeye dayanarak, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’ nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları gözetilerek istem gibi BOZULMASINA, 26/10/2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.