Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/13669 K.2012/47025
Özet: Uyuşmazlık, 2007 yılında gönderilen hakaret içeren mesajların suç tarihinin belirlenmesi ve sanığın adli para cezasının uygulanmasıyla ilgiliydi; ayrıca tazminat talebi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması konularında da tartışma yaşandı. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını yerinde buldu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğini bozarak 28 Kasım 2012’de oybirliğiyle kararı bozmaya karar verdi.
Tebliğname No: 2 - 2009/232919
MAHKEMESİ: İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 17/02/2009
NUMARASI: 2007/1890 (E) ve 2009/228 (K)
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında hakaret içerikli en son mesajın gönderildiği 18.07.2007 tarihi yerine, ilk mesajın gönderildiği 09.07.2007 tarihinin suç tarihi olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş,
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının gün karşılığı belirlenirken, uygulanan kanun maddesi olarak 5237 Sayılı TCK’nın 52/2. maddesi yerine aynı Kanun’un 50. maddesinin gösterilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça konu mesajları göndermeden önce katılanın kendisine hakaret ettiğini savunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 129/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılanın tazminat istemi bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen suçtan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenemediği, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “katılanın şikayetçi olması, mağduriyetinin giderilmemesi ile olayın oluş ve işleniş biçimi dikkate alınarak” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 17/02/2009
NUMARASI: 2007/1890 (E) ve 2009/228 (K)
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında hakaret içerikli en son mesajın gönderildiği 18.07.2007 tarihi yerine, ilk mesajın gönderildiği 09.07.2007 tarihinin suç tarihi olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş,
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının gün karşılığı belirlenirken, uygulanan kanun maddesi olarak 5237 Sayılı TCK’nın 52/2. maddesi yerine aynı Kanun’un 50. maddesinin gösterilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça konu mesajları göndermeden önce katılanın kendisine hakaret ettiğini savunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 129/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılanın tazminat istemi bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen suçtan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenemediği, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “katılanın şikayetçi olması, mağduriyetinin giderilmemesi ile olayın oluş ve işleniş biçimi dikkate alınarak” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.