Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/7713 K.2012/5724
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanıkların konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından verilen hükümlerin temyiz itirazları, 5237 sayılı TCK ve 5271 sayılı CMK hükümleri çerçevesinde indirim oranı ve hüküm açıklanmasının geri bırakılması gerekliliği üzerineydi. Mahkeme: İlgili indirim oranının 1/2 olarak belirlendiğini kabul etti, ancak hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına gerek olmadığını belirterek temyiz itirazlarını reddetti ve kararını bozmadı.
Tebliğname No: 2 - 2008/190367
MAHKEMESİ: Keban Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 10/07/2008
NUMARASI: 2008/26 (E) ve 2008/34 (K)
SUÇ: Konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında haksız takrik hükümleri uygulanırken 5237 Sayılı TCK'nun 29. maddesi gereğince sanığın cezasından yapılacak indirim oranının olayın özelliği ve tahrikin ağırlık derecesine göre hakim tarafından belirleneceği gözetilerek 1/2 oranında indirim uygulanması yönündeki mahkemenin takdirinde ve gösterilen gerekçelerde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (1) no.lu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
1-Sanık R.. Ç.. hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluş ve dosya kapsamına göre sanığın izinsiz girdiği evden çıkarken sanık Rasim'in sopa ile katılanlara ait kapı camlarını kasten kırarak zarar verdiği anlaşılmakla; mahkemece yapılacak basit bir araştırma sonucu belirlenecek suçun işlenmesiyle oluşan zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmeyeceği hususu sanıktan sorulduktan sonra, zararın giderilmesi halinde adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “gerçekleşen suç nedeniyle katılanın maddi veya manevi zararını karşılamayı kabul etmemeleri ” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2–Sanıklar R.. Ç.. ve Y.. Ç.. hakkında geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden katılanın bir tazminat talebi bulunmadığı gibi herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı anlaşılmakla adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “gerçekleşen suç nedeniyle katılanın maddi veya manevi zararını karşılamayı kabul etmemeleri ” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Keban Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 10/07/2008
NUMARASI: 2008/26 (E) ve 2008/34 (K)
SUÇ: Konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında haksız takrik hükümleri uygulanırken 5237 Sayılı TCK'nun 29. maddesi gereğince sanığın cezasından yapılacak indirim oranının olayın özelliği ve tahrikin ağırlık derecesine göre hakim tarafından belirleneceği gözetilerek 1/2 oranında indirim uygulanması yönündeki mahkemenin takdirinde ve gösterilen gerekçelerde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (1) no.lu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
1-Sanık R.. Ç.. hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluş ve dosya kapsamına göre sanığın izinsiz girdiği evden çıkarken sanık Rasim'in sopa ile katılanlara ait kapı camlarını kasten kırarak zarar verdiği anlaşılmakla; mahkemece yapılacak basit bir araştırma sonucu belirlenecek suçun işlenmesiyle oluşan zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmeyeceği hususu sanıktan sorulduktan sonra, zararın giderilmesi halinde adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “gerçekleşen suç nedeniyle katılanın maddi veya manevi zararını karşılamayı kabul etmemeleri ” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2–Sanıklar R.. Ç.. ve Y.. Ç.. hakkında geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden katılanın bir tazminat talebi bulunmadığı gibi herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı anlaşılmakla adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “gerçekleşen suç nedeniyle katılanın maddi veya manevi zararını karşılamayı kabul etmemeleri ” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.