Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/37345 K.2010/33066
Özet: Uyuşmazlık, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık M.A.’ya 1.500 TL adli para cezası ve mükerrirlere özgü infaz rejimiyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması kararının kanun yararına bozulmasıdır. Mahkeme, BAFRA Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararını bozarak para cezasının mükerrir infaz rejimine tabi tutulmasını ve denetimli serbestlik tedbirini kaldırıp diğer hüküm kısımlarını aynen korumaya karar verdi.
Tebliğname No: KYB - 2010/286897
MAHKEMESİ: BAFRA Sulh Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO:17/09/2009- 2009/526 esas, 2009/517
SUÇ: Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık M.. A..'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2, 62, 50/1-a, 52/1-2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, (BAFRA) Sulh Ceza Mahkemesinin 17/09/2009 tarihli ve 2009/526 esas, 2009/517 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/10/2010 gün ve 2010/12611/66738 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/11/2010 gün ve 2010/286897 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, para cezasının miktarı itibarıyla kesin olan kararın, itiraz yasa yoluna tâbi olduğu belirtilmiş ise de, kararın kesin olması karcısında kanun yolu ile ilgili bu hatanın sanığa itiraz hakkı vermeyeceği cihetle, kararın kesinleşmiş olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/03/2007 tarihli ve 2006/10559 esas, 2007/4396 sayılı ilâmında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sadece özgürlüğü bağlayıcı cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinin mümkün olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı Yasanın 58. maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 106 ve 108. maddeleri dikkate alınarak, adli para cezasından ibaret sonraki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BAFRA) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 17.09.2009 gün ve 2009/526-517 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükümde yer alan, sanık hakkında TCK.'nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin kısımların hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 08.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: BAFRA Sulh Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO:17/09/2009- 2009/526 esas, 2009/517
SUÇ: Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık M.. A..'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2, 62, 50/1-a, 52/1-2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, (BAFRA) Sulh Ceza Mahkemesinin 17/09/2009 tarihli ve 2009/526 esas, 2009/517 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/10/2010 gün ve 2010/12611/66738 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/11/2010 gün ve 2010/286897 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, para cezasının miktarı itibarıyla kesin olan kararın, itiraz yasa yoluna tâbi olduğu belirtilmiş ise de, kararın kesin olması karcısında kanun yolu ile ilgili bu hatanın sanığa itiraz hakkı vermeyeceği cihetle, kararın kesinleşmiş olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/03/2007 tarihli ve 2006/10559 esas, 2007/4396 sayılı ilâmında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sadece özgürlüğü bağlayıcı cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinin mümkün olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı Yasanın 58. maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 106 ve 108. maddeleri dikkate alınarak, adli para cezasından ibaret sonraki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BAFRA) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 17.09.2009 gün ve 2009/526-517 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükümde yer alan, sanık hakkında TCK.'nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin kısımların hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 08.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.