Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/28858 K.2012/9005
Özet: (1) Sanığın elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlamalarıyla ilgili olarak akıl hastalığı nedeniyle yargılanması sürecinde eksik adli tıp raporu alınması ve müdafii huzurunda sorgunun yapılmaması; (2) Mahkeme, 5271 Sayılı CMK’nın 193/2. maddesine aykırı karar vererek güvenlik tedbirine hükmeden kararı bozarak, sanığın akıl hastalığı nedeniyle suç işleme yeteneğinin incelenmemesi ve müdafiiyle sorgunun yapılmaması gerekçesiyle kararın iptalini kabul etti.
Tebliğname No: 2 - 2009/21880
MAHKEMESİ: Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 16/06/2008
NUMARASI: 2007/388 (E) ve 2008/287 (K)
SUÇ: Elektrik Enerjisi hırsızlığı, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 Sayılı CMK’nın 325. maddesine göre; cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderlerinin sanığa yükletileceği gözetilerek, akıl hastası olduğu kabul edilen sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip güvenlik tedbirine hükmedilmesi karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde, dilekçe yazma ücretine hükmolunması karşısında bozma isteyen düşünceye katılınmamış ve bu husus karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın suç tarihi itibariyle, 5237 Sayılı TCK'nun 32. maddesi gereğince, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan alınacak raporla tespit edilmesi gerekirken, Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinde sanığın psikiyatrik muayenesi sonucu düzenlenen raporla yetinilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı anlaşılan sanığın 13.02.2008 tarihli duruşmaya geldiği, ancak müdafii atanmadığı için sorgusunun yapılmadığı, atanan zorunlu müdafiinin katıldığı sonraki duruşmalara ise sanığın katılmadığı anlaşılmakla, olanaklı ise müdafii huzurunda sanığın sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda duruşma yapılarak güvenlik tedbirine ilişkin yaptırıma mahkum edilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 193/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 16/06/2008
NUMARASI: 2007/388 (E) ve 2008/287 (K)
SUÇ: Elektrik Enerjisi hırsızlığı, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 Sayılı CMK’nın 325. maddesine göre; cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderlerinin sanığa yükletileceği gözetilerek, akıl hastası olduğu kabul edilen sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip güvenlik tedbirine hükmedilmesi karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde, dilekçe yazma ücretine hükmolunması karşısında bozma isteyen düşünceye katılınmamış ve bu husus karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın suç tarihi itibariyle, 5237 Sayılı TCK'nun 32. maddesi gereğince, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan alınacak raporla tespit edilmesi gerekirken, Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinde sanığın psikiyatrik muayenesi sonucu düzenlenen raporla yetinilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı anlaşılan sanığın 13.02.2008 tarihli duruşmaya geldiği, ancak müdafii atanmadığı için sorgusunun yapılmadığı, atanan zorunlu müdafiinin katıldığı sonraki duruşmalara ise sanığın katılmadığı anlaşılmakla, olanaklı ise müdafii huzurunda sanığın sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda duruşma yapılarak güvenlik tedbirine ilişkin yaptırıma mahkum edilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 193/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.