Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/23082 K.2011/42929
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, Sanığın ağaç kesme eyleminin 765 sayılı TCK’nun 308/1 maddesiyle kendiliğinden hak almak suçunu oluşturduğunu kabul ederek onu beraat etti, kararın usulüne ilişkin temyiz itirazlarını reddetti.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kendiliğinden hak almak
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, yakınan ile ortak olduğu arazideki ağacın kendisine ait olduğu düşüncesiyle kesmesi şeklindeki eyleminin, 765 sayılı TCK.nun 308/1. maddesinde düzenlenen kendiliğinden hak almak suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK.nun 150/1. maddesinde düzenlenen; “kişinin bir hukukî ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır” hükmüne göre, 765 sayılı TCK.nun 308/2. maddesinde düzenlenen tehdit ve şiddet kullanılarak kendiliğinden hak almak suçunun, 5237 sayılı TCK.nun da düzenlendiği, 765 sayılı TCK.nun 308/1. maddesinde düzenlenen eşya üzerinde zor kullanılarak kendiliğinden hak almak suçunun ise 5237 sayılı TCK.nun da düzenlenmediğinin belirlenmesi karşısında, mahkemenin sanığa atılı eylem 5237 sayılı TCK.nun da suç olarak düzenlenmediğinden beraatine ilişkin kararda usul ve yasaya bir aykırılık görülmediğinden, tebliğnamedeki suçun hırsızlık veya mala zarar vermek suçlarıyla karşılaştırılmasının asliye ceza mahkemesince yapılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 28/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kendiliğinden hak almak
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, yakınan ile ortak olduğu arazideki ağacın kendisine ait olduğu düşüncesiyle kesmesi şeklindeki eyleminin, 765 sayılı TCK.nun 308/1. maddesinde düzenlenen kendiliğinden hak almak suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK.nun 150/1. maddesinde düzenlenen; “kişinin bir hukukî ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır” hükmüne göre, 765 sayılı TCK.nun 308/2. maddesinde düzenlenen tehdit ve şiddet kullanılarak kendiliğinden hak almak suçunun, 5237 sayılı TCK.nun da düzenlendiği, 765 sayılı TCK.nun 308/1. maddesinde düzenlenen eşya üzerinde zor kullanılarak kendiliğinden hak almak suçunun ise 5237 sayılı TCK.nun da düzenlenmediğinin belirlenmesi karşısında, mahkemenin sanığa atılı eylem 5237 sayılı TCK.nun da suç olarak düzenlenmediğinden beraatine ilişkin kararda usul ve yasaya bir aykırılık görülmediğinden, tebliğnamedeki suçun hırsızlık veya mala zarar vermek suçlarıyla karşılaştırılmasının asliye ceza mahkemesince yapılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 28/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.