Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/11468 K.2012/5942
Özet: Uyuşmazlık konusu, şikayetçinin 10.10.2007 tarihli oturumda katılma talebinin ve infaz kurumunda ücretsiz çalıştırılması kararıyla ilgili yasal prosedürlerin ihlal edilmesiyle ilgilidir; Mahkeme, bu eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasına hükmederek, şikayetçinin taleplerini kabul ederek 13/03/2012 tarihinde oybirliğiyle kararını bozmuştur.
Tebliğname No: 2 - 2008/194935
MAHKEMESİ: Sultanhisar Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 02/04/2008
NUMARASI: 2007/97 (E) ve 2008/64 (K)
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Usulüne uygun olarak verilen bir katılma kararı bulunmadan şikayetçinin gerekçeli karar başlığında katılan olarak yazılmasının hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek, şikayetçinin 10.10.2007 tarihli oturumda dile getirdiği katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK' nın 238/3. maddesine aykırı davranılması,
2- 5237 sayılı TCK' nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde seçenek yaptırım olarak “ kamuya yararlı bir işte çalıştırılma” düzenlendiği halde, sanığın “... infaz kurumunca takdiren değerlendirilecek bir kamu hizmetinde ücretsiz olarak çalıştırılmasına...”karar verilmesi suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
3- 5237 Sayılı TCK' nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kamu hizmetinde çalıştırılma tedbirine çevrilmesine rağmen, hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
4- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda şikayetçinin tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararının da belirlenemediği ve sanığın sabıkasının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “ ... yasal şartları oluşmadığından...” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Sultanhisar Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 02/04/2008
NUMARASI: 2007/97 (E) ve 2008/64 (K)
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Usulüne uygun olarak verilen bir katılma kararı bulunmadan şikayetçinin gerekçeli karar başlığında katılan olarak yazılmasının hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek, şikayetçinin 10.10.2007 tarihli oturumda dile getirdiği katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK' nın 238/3. maddesine aykırı davranılması,
2- 5237 sayılı TCK' nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde seçenek yaptırım olarak “ kamuya yararlı bir işte çalıştırılma” düzenlendiği halde, sanığın “... infaz kurumunca takdiren değerlendirilecek bir kamu hizmetinde ücretsiz olarak çalıştırılmasına...”karar verilmesi suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
3- 5237 Sayılı TCK' nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kamu hizmetinde çalıştırılma tedbirine çevrilmesine rağmen, hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
4- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda şikayetçinin tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararının da belirlenemediği ve sanığın sabıkasının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “ ... yasal şartları oluşmadığından...” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.