Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/4455 K.2010/5140
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın elektrik hırsızlığı suçundan mahkum edilmesi ve bu karara ilişkin çeşitli temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, sanığın daha önceki sabıkası, savunma haklarının ihlali ve cezai infazla ilgili eksiklikleri nedeniyle kararını bozarak yeniden inceleme yapmaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Elektrik hırsızlığı
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6. maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydındaki Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesine ait ilam nedeniyle mükerrir olduğunun ve kendisini vekille temsil edip vekili duruşmaları takip eden katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- İddianamede sanık lehine TCK’ nın 145. maddesinin uygulanması istendiği halde uygulanmaması nedeniyle ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek CMK’ nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2- Kaçak kullanım bedelinin ödenmediğine dair 08.02.2007 tarihli yazının dava konusu yapılmayan 09.04.2005 tarihli tutanağa ilişkin olduğunun anlaşılması, katılan kurumun 14.03.2006 tarihli yazısı ekinde gönderilen kaçak elektrik tüketim tahakkuk belgesine göre dava konusu yapılan 23.11.2005 tarihli tutanak nedeniyle vergisiz ve cezasız kaçak kullanım bedelinin 159,11 YTL olduğunun belirtilmesi ve aynı yazıyla sanığın toplam 1.915, 67 YTL borcu bulunduğunun ve kamu davası açılmadan önce 350 YTL ödediğinin bildirilmesi karşısında, ödemenin dava konusu yapılan tutanağa ilişkin olup olmadığı katılan kurumdan sorularak sonucuna göre sanık hakkında TCK’ nın 168. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmemesi,
3- Sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, geçmişi ile sabıkasını değerlendiren ve 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesinde yer verilmeyen, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle cezanın ertelenmemesine karar verilmesi,
4- 5237 sayılı TCK’ nın 53/1. maddesinin a, b, d, e bentlerinde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesi uyarınca hükmolunan kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına dair güvenlik tedbirinin koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, anılan haklardan yoksun bırakılma süresi belirtilmeyerek infazda duraksamaya neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 23/02/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Elektrik hırsızlığı
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6. maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydındaki Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesine ait ilam nedeniyle mükerrir olduğunun ve kendisini vekille temsil edip vekili duruşmaları takip eden katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- İddianamede sanık lehine TCK’ nın 145. maddesinin uygulanması istendiği halde uygulanmaması nedeniyle ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek CMK’ nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2- Kaçak kullanım bedelinin ödenmediğine dair 08.02.2007 tarihli yazının dava konusu yapılmayan 09.04.2005 tarihli tutanağa ilişkin olduğunun anlaşılması, katılan kurumun 14.03.2006 tarihli yazısı ekinde gönderilen kaçak elektrik tüketim tahakkuk belgesine göre dava konusu yapılan 23.11.2005 tarihli tutanak nedeniyle vergisiz ve cezasız kaçak kullanım bedelinin 159,11 YTL olduğunun belirtilmesi ve aynı yazıyla sanığın toplam 1.915, 67 YTL borcu bulunduğunun ve kamu davası açılmadan önce 350 YTL ödediğinin bildirilmesi karşısında, ödemenin dava konusu yapılan tutanağa ilişkin olup olmadığı katılan kurumdan sorularak sonucuna göre sanık hakkında TCK’ nın 168. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmemesi,
3- Sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, geçmişi ile sabıkasını değerlendiren ve 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesinde yer verilmeyen, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle cezanın ertelenmemesine karar verilmesi,
4- 5237 sayılı TCK’ nın 53/1. maddesinin a, b, d, e bentlerinde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesi uyarınca hükmolunan kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına dair güvenlik tedbirinin koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, anılan haklardan yoksun bırakılma süresi belirtilmeyerek infazda duraksamaya neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 23/02/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.