Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/39664 K.2010/8264
Özet: (1) Elektrik hırsızlığı suçundan sanık … hakkında 2 ay hapis cezası verilmesi ve bu cezayı, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4/2. fıkrası ile 765 sayılı TCK’n 93. maddesi uyarınca katılan idareye verilen zararın tamamen giderilmesi koşulu altında ertelenmesi talebi; (2) Mahkeme, kanun yararına bozma talebine dayanarak kararın “ödeme halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına” ilişkin kısmını kaldırıp, diğer hüküm maddelerini aynen koruyarak kararı bozmaya karar verdi.
Elektrik hırsızlığı suçundan sanık ...'un 765 sayılı TCK.nun 491/ilk, 522/1. maddeleri gereğince 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın geçmişi, suçun işleniş şekli gözönüne alınarak sanığa verilen hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/2. Ve 765 sayılı TCK.nun 93. maddeleri uyarınca katılan idareye verilen zararın tamamen giderilmesi koşulu ile ertelenmesine, bu amaçla karar kesinleşinceye kadar işleyecek gecikme faizi ile birlikte idarece tespit edilen ve faturalandırılan 343,16 yeni Türk lirasının kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içerisinde sanık tarafından ödenmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına dair BAKIRKÖY 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2007 tarihli ve 2006/577 esas, 2007/380 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23.07.2009 gün ve 2009/8322-40915 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2009 gün ve 2009/188313 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, hükmün dördüncü paragrafında sanığın geçmişi, suçun işleniş şekli gözönüne alınarak sanığa verilen hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/2. Ve 765 sayılı TCK.nun 93. maddeleri uyarınca katılan idareye verilen zararın tamamen giderilmesi koşulu ile ertelenmesine karar verildiği halde, beşinci paragrafında ise karar kesinleşinceye kadar işleyecek gecikme faizi ile birlikte idarece tespit edilen ve faturalandırılan 343, 16 yeni Türk Lirasının kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içerisinde sanık tarafından ödenmesi halinde cezanın infaz sayılmasına karar verilmek suretiyle hükümde çelişki yaratılmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aynen iade ve tazmin tedbirine çevrilip, 765 sayılı Yasanın 93. maddesi uyarınca katılan kurum zararının ödenmesi koşuluyla ertelendiği ve zararın ödenmesi için hükmün kesinleşmesinden itibaren 1 aylık süre öngörüldüğü belirlenmekle, tazmin koşulu ile erteleme hükmünün uygulanmasına karşın, bu koşulun yerine getirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması karşısında kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BAKIRKÖY) 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 16.05.2007 gün ve 2006/577, 2007/380 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, “ödeme halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 17.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, hükmün dördüncü paragrafında sanığın geçmişi, suçun işleniş şekli gözönüne alınarak sanığa verilen hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/2. Ve 765 sayılı TCK.nun 93. maddeleri uyarınca katılan idareye verilen zararın tamamen giderilmesi koşulu ile ertelenmesine karar verildiği halde, beşinci paragrafında ise karar kesinleşinceye kadar işleyecek gecikme faizi ile birlikte idarece tespit edilen ve faturalandırılan 343, 16 yeni Türk Lirasının kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içerisinde sanık tarafından ödenmesi halinde cezanın infaz sayılmasına karar verilmek suretiyle hükümde çelişki yaratılmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aynen iade ve tazmin tedbirine çevrilip, 765 sayılı Yasanın 93. maddesi uyarınca katılan kurum zararının ödenmesi koşuluyla ertelendiği ve zararın ödenmesi için hükmün kesinleşmesinden itibaren 1 aylık süre öngörüldüğü belirlenmekle, tazmin koşulu ile erteleme hükmünün uygulanmasına karşın, bu koşulun yerine getirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması karşısında kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BAKIRKÖY) 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 16.05.2007 gün ve 2006/577, 2007/380 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, “ödeme halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 17.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.