Yargıtay19. Hukuk DairesiTicaret Hukukuİcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/306 K.2014/4175
Özet: (1) Davacılar, icra takibi sırasında yapılan kesintiler ve satışlardan elde edilen tahsilatların borç miktarını aşması nedeniyle fazla ödeme istirdatını talep etti; (2) Mahkeme, davanın hukuki yarara ilişkin şartı olmadığını belirterek usulden reddine karar verdi.
MAHKEMESİ: Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/09/2013
NUMARASI: 2013/55-2013/323
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.- KARAR - Davacılar vekili, davalının müvekkili A.. G.. hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, daha sonra müvekkili N.. G..'i de icra kefili olarak borçlu sıfatıyla dosyaya dahil ettiğini, icra dosyasında maaşından yapılan kesinti ve satış yoluyla da tahsilatlar yapıldığını, ayrıca alacaklı davalı vekiline toplam 14.623,00 TL harici ödemede bulunulduğunu, bunun yanında müvekkili A.. G..'e gönderilen ödeme emrinde yazılı faiz oranı ile müvekkili N.. G..'e gönderilen icra emrinde yazılı faiz oranının farklı olması nedeniyle alacak miktarının tam olarak tespit edilemediğini, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fazladan ödedikleri 5.000,00 TL'nin davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların iddia ettikleri fazla ödeme tutarının kendilerince bilinmesi gerektiğini, bu nedenle davacıların kısmi dava açmakta hukuki yararları olmadığını, ayrıca davacı N.. G..'e gönderilen icra emrinde icra müdürlüğü tarafından faiz oranının yanlış yazıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; davaya konu icra dosyasının davalının feragati nedeniyle işlemden kaldırıldığı, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, bunun yanında davacı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği tutarın hesap edilebilir nitelikte olduğu, bu nedenle davacı tarafın bu şekilde kısmi dava veya belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı aleyhine kesinleşen icra takibinde, icra satışlarından tahsilat yapıldığı ayrıcada haricen ödemede bulunduklarını, emekli maaşından yapılan kesintiler ile takip konusu borcun fazlaca ödendiğini ancak bu arada davalının takipten feragat ettiğini dosyanın zayi olduğunu, borçlu olmadıklarının tespitine ve fazla ödemenin istirdadını talep etmiştir. Dava, İİK'nın 72.maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit ve istirdat davasıdır. Bu durumda mahkemece öncelikle dava tarihi itibariyle davacı aleyhinde başlatılmış bulunan icra takibindeki borçluluk durumu belirlenip, şayet fazla bir ödeme varsa taleple bağlı kalınarak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
TARİHİ: 10/09/2013
NUMARASI: 2013/55-2013/323
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.- KARAR - Davacılar vekili, davalının müvekkili A.. G.. hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, daha sonra müvekkili N.. G..'i de icra kefili olarak borçlu sıfatıyla dosyaya dahil ettiğini, icra dosyasında maaşından yapılan kesinti ve satış yoluyla da tahsilatlar yapıldığını, ayrıca alacaklı davalı vekiline toplam 14.623,00 TL harici ödemede bulunulduğunu, bunun yanında müvekkili A.. G..'e gönderilen ödeme emrinde yazılı faiz oranı ile müvekkili N.. G..'e gönderilen icra emrinde yazılı faiz oranının farklı olması nedeniyle alacak miktarının tam olarak tespit edilemediğini, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fazladan ödedikleri 5.000,00 TL'nin davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların iddia ettikleri fazla ödeme tutarının kendilerince bilinmesi gerektiğini, bu nedenle davacıların kısmi dava açmakta hukuki yararları olmadığını, ayrıca davacı N.. G..'e gönderilen icra emrinde icra müdürlüğü tarafından faiz oranının yanlış yazıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; davaya konu icra dosyasının davalının feragati nedeniyle işlemden kaldırıldığı, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, bunun yanında davacı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği tutarın hesap edilebilir nitelikte olduğu, bu nedenle davacı tarafın bu şekilde kısmi dava veya belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı aleyhine kesinleşen icra takibinde, icra satışlarından tahsilat yapıldığı ayrıcada haricen ödemede bulunduklarını, emekli maaşından yapılan kesintiler ile takip konusu borcun fazlaca ödendiğini ancak bu arada davalının takipten feragat ettiğini dosyanın zayi olduğunu, borçlu olmadıklarının tespitine ve fazla ödemenin istirdadını talep etmiştir. Dava, İİK'nın 72.maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit ve istirdat davasıdır. Bu durumda mahkemece öncelikle dava tarihi itibariyle davacı aleyhinde başlatılmış bulunan icra takibindeki borçluluk durumu belirlenip, şayet fazla bir ödeme varsa taleple bağlı kalınarak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.