Yargıtay19. Hukuk DairesiAile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/9889 K.2012/18357
**MAHKEMESİ:**Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davadışı ...İnş. . Şirketi arasındaki sözleşmeye istinaden beş adet bononun davadışı şirkete verildiğini, ancak davadışı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu hususun mahkemece yapılan tespitle de belirlendiğini, davadışı şirketin 19.10.2006 ve 19.11.2006 vadeli herbiri 16.678,40-TL bedelli iki adet bonoyu tahsil için bankaya vererek müvekkiline de protesto gönderdiğini, protestodan sonra bu senetlerin davalı bankaya cirolandığını, TTK 602/1. maddeye göre ödememe protestosundan veya protesto tanzimi için muayyen olan müddetin geçmesinden sonra yapılan cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı ve bedelsizlik def' inin bankaya karşı da ileri sürülebileceğini, iki adet bononun ... 27. İcra Müdürlüğü' nün 2007/50 ve 15. İcra Müdürlüğü' nün 2006/10916 E. sayılı dosyalarından takibe konulduğunu, 26.01.2007 tarihinde yapılan haciz sırasında davalıya haciz tehdidi altında 3.000-TL ödendiğini ileri sürerek takibe konu edilen bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve ödenen 3.000-TL' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, temlikname sunarak dava konusu alacağın diğer davalı İsmet Yıldırım' a temlik edildiğini beyan etmiştir.
Davalı İsmet Yıldırım vekili, senetlerin davadışı şirketin davalı bankadan aldığı kredinin teminatı olarak TTK/601. maddesi gereğince arkasına "bedeli teminattır" yazılmak suretiyle rehin cirosuyla bankaya verildiğini, rehin cirosu ile senedi devralanın senetten kaynaklanan haklara sahip olduğunu, iddia edildiği gibi vadeden sonra yapılmış bir cironun sözkonusu olmadığını, senetlerin rehin cirosuyla devralınması nedeniyle bankanın protestoları da kendi adına yaptığını, bankanın davadışı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine bu senetlerle ilgili olarak senet borçlusu davacı hakkında takipler başlattığını, senedin verildiği kişiye karşı ileri sürülebilecek def'ilerin bankaya ve müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40' dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar dava konusu senetlerin davalı bankaya protestodan sonra devredildiği iddia edilmişse de, senetlerin arkasında davadışı şirketin cirosu olup, cironun tarihine ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı, davadışı şirket tarafından bu iki senedin davalı bankaya rehin cirosu ile kullanılan kredinin teminatı olarak devredildiği, bonoların keşidecisi olan davacının TTK'nun 601. maddesi gereğince lehdara karşı ileri sürebileceği şahsi def' ileri senedi rehin cirosu ile alan davalı banka ile bankadan alacağı temellük eden davalı İsmet Yıldırım 'a karşı ileri süremeyeceği belirtilerek, davanın reddine, şartlar oluşmadığından tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davadışı ...İnş. . Şirketi arasındaki sözleşmeye istinaden beş adet bononun davadışı şirkete verildiğini, ancak davadışı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu hususun mahkemece yapılan tespitle de belirlendiğini, davadışı şirketin 19.10.2006 ve 19.11.2006 vadeli herbiri 16.678,40-TL bedelli iki adet bonoyu tahsil için bankaya vererek müvekkiline de protesto gönderdiğini, protestodan sonra bu senetlerin davalı bankaya cirolandığını, TTK 602/1. maddeye göre ödememe protestosundan veya protesto tanzimi için muayyen olan müddetin geçmesinden sonra yapılan cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı ve bedelsizlik def' inin bankaya karşı da ileri sürülebileceğini, iki adet bononun ... 27. İcra Müdürlüğü' nün 2007/50 ve 15. İcra Müdürlüğü' nün 2006/10916 E. sayılı dosyalarından takibe konulduğunu, 26.01.2007 tarihinde yapılan haciz sırasında davalıya haciz tehdidi altında 3.000-TL ödendiğini ileri sürerek takibe konu edilen bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve ödenen 3.000-TL' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, temlikname sunarak dava konusu alacağın diğer davalı İsmet Yıldırım' a temlik edildiğini beyan etmiştir.
Davalı İsmet Yıldırım vekili, senetlerin davadışı şirketin davalı bankadan aldığı kredinin teminatı olarak TTK/601. maddesi gereğince arkasına "bedeli teminattır" yazılmak suretiyle rehin cirosuyla bankaya verildiğini, rehin cirosu ile senedi devralanın senetten kaynaklanan haklara sahip olduğunu, iddia edildiği gibi vadeden sonra yapılmış bir cironun sözkonusu olmadığını, senetlerin rehin cirosuyla devralınması nedeniyle bankanın protestoları da kendi adına yaptığını, bankanın davadışı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine bu senetlerle ilgili olarak senet borçlusu davacı hakkında takipler başlattığını, senedin verildiği kişiye karşı ileri sürülebilecek def'ilerin bankaya ve müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40' dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar dava konusu senetlerin davalı bankaya protestodan sonra devredildiği iddia edilmişse de, senetlerin arkasında davadışı şirketin cirosu olup, cironun tarihine ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı, davadışı şirket tarafından bu iki senedin davalı bankaya rehin cirosu ile kullanılan kredinin teminatı olarak devredildiği, bonoların keşidecisi olan davacının TTK'nun 601. maddesi gereğince lehdara karşı ileri sürebileceği şahsi def' ileri senedi rehin cirosu ile alan davalı banka ile bankadan alacağı temellük eden davalı İsmet Yıldırım 'a karşı ileri süremeyeceği belirtilerek, davanın reddine, şartlar oluşmadığından tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.