Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/9132 K.2012/17737
Özet: (1) Davacı, bankanın konut kredisi müşterileri için refinansman kredisi kullandırarak, borçlarını ödeyen taşınmazların üzerine 2. derece ve sıradaki ipotekleri kaldırılmasını talep etti; (2) Mahkeme, ipoteklerin hukuka aykırı olduğunu belirterek davayı kabul etti ve hükmün bozulmasına karar vererek temyiz itirazını karşıladı.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; müvekkili bankanın, davalı bankanın konut kredisi müşterileri olan ... ve ...'ya refinansman kredisi kullandırdığını, müşterilerin konut kredisi hesaplarına EFT ile havale yapıldığını ve davalı bankaya olan borçlarının kapatıldığını, müvekkili bankanın müşterilerin taşınmazları üzerinde 2. derece ve sırada ipoteği bulunduğunu, konut kredilerinin tamamen ödenmesine rağmen davalı bankanın bu taşınmazlar üzerindeki 1. derece ve sıradaki ipoteklerini kaldırmadığını, davalı bankanın üçüncü şahısların borçları nedeniyle her iki taşınmaz hakkında da hukuka aykırı olarak satış işlemlerine başladığını öğrendiklerini belirterek taşınmazlar üzerindeki davalı banka lehine konulan ipoteklerin kaldırılmasına, bu taleplerinin uygun görülmemesi halinde davalı bankaya ödenen paranın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kaldırılması istenen ipoteklerin müvekkil bankanın doğmuş ve doğacak tüm alacakları için tesis edildiğini, ... ve ...'nın başka müşterilerin kullandıkları krediler için müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; ... ve ...'nın konut kredisi kullanmalarına rağmen, ipoteğin anapara ipoteği yerine kefaletten doğan ve doğacak borçların da ipotek resmi senedine dahil edilerek şartlı teminat ipoteği tesis edilmesinin 4077 sayılı yasanın 56. maddesine aykırı olduğu, davalı banka tarafından kullandırılan krediler tamamen ödendiğinden ve kredi borçları kapatıldığından borçluların maliki oldukları taşınmazlar üzerine davalı banka lehine konulan ipoteklerin kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın tarafları banka olup tacir sıfatını haiz olduklarından somut olay bakımından 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, iddia ve savunma çerçevesinde deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; müvekkili bankanın, davalı bankanın konut kredisi müşterileri olan ... ve ...'ya refinansman kredisi kullandırdığını, müşterilerin konut kredisi hesaplarına EFT ile havale yapıldığını ve davalı bankaya olan borçlarının kapatıldığını, müvekkili bankanın müşterilerin taşınmazları üzerinde 2. derece ve sırada ipoteği bulunduğunu, konut kredilerinin tamamen ödenmesine rağmen davalı bankanın bu taşınmazlar üzerindeki 1. derece ve sıradaki ipoteklerini kaldırmadığını, davalı bankanın üçüncü şahısların borçları nedeniyle her iki taşınmaz hakkında da hukuka aykırı olarak satış işlemlerine başladığını öğrendiklerini belirterek taşınmazlar üzerindeki davalı banka lehine konulan ipoteklerin kaldırılmasına, bu taleplerinin uygun görülmemesi halinde davalı bankaya ödenen paranın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kaldırılması istenen ipoteklerin müvekkil bankanın doğmuş ve doğacak tüm alacakları için tesis edildiğini, ... ve ...'nın başka müşterilerin kullandıkları krediler için müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; ... ve ...'nın konut kredisi kullanmalarına rağmen, ipoteğin anapara ipoteği yerine kefaletten doğan ve doğacak borçların da ipotek resmi senedine dahil edilerek şartlı teminat ipoteği tesis edilmesinin 4077 sayılı yasanın 56. maddesine aykırı olduğu, davalı banka tarafından kullandırılan krediler tamamen ödendiğinden ve kredi borçları kapatıldığından borçluların maliki oldukları taşınmazlar üzerine davalı banka lehine konulan ipoteklerin kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın tarafları banka olup tacir sıfatını haiz olduklarından somut olay bakımından 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, iddia ve savunma çerçevesinde deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.