Yargıtay19. Hukuk DairesiTicaret Hukuku
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/153 K.2012/10593
Özet: (1) Taraflar arasında çeklere dayalı icra takibi sırasında ödenmesi iddia edilen tutarların istirdatına ilişkin bir dava; (2) Mahkeme, davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek davalı vekilin itirazını kabul etti ve kararın bozulmasına hükmederek peşin harcın iadesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çeklere dayalı icra takipleri sırasında icra tehdidi altında yapıldığı iddia edilen ödemelerin istirdatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, TTK’nın 6’ncı ve İİK’nun 72. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı ve bir yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiğini, takip konusu çeklerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı şirketin dava dışı ... A.Ş.’nin müvekkiline olan borçlarını bu işletmeyi devralmaları nedeniyle üstlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, İİK’nun 72/7 hükmüne göre istirdat talebinin bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, talep konusu miktarın 655.000 TL’lik kısmının hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, davalının vermiş olduğu 25.05.2007 tarihli ibranameden sonra tahsil edilen 800.000 TL’nin ise ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmü taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki 22.8.2007 tarihli protokolde davalının davacıdan 800.000 TL alacaklı olduğu ve bu paranın 4 taksitte ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece, bu protokolün geçersizliğinin iddia ve ispat edilemediği gözetilmeden, söz konusu protokolün imzalanmasından önce düzenlenen 25.5.2007 tarihli ibraname esas alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çeklere dayalı icra takipleri sırasında icra tehdidi altında yapıldığı iddia edilen ödemelerin istirdatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, TTK’nın 6’ncı ve İİK’nun 72. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı ve bir yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiğini, takip konusu çeklerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı şirketin dava dışı ... A.Ş.’nin müvekkiline olan borçlarını bu işletmeyi devralmaları nedeniyle üstlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, İİK’nun 72/7 hükmüne göre istirdat talebinin bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, talep konusu miktarın 655.000 TL’lik kısmının hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, davalının vermiş olduğu 25.05.2007 tarihli ibranameden sonra tahsil edilen 800.000 TL’nin ise ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmü taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki 22.8.2007 tarihli protokolde davalının davacıdan 800.000 TL alacaklı olduğu ve bu paranın 4 taksitte ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece, bu protokolün geçersizliğinin iddia ve ispat edilemediği gözetilmeden, söz konusu protokolün imzalanmasından önce düzenlenen 25.5.2007 tarihli ibraname esas alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.