Yargıtay19. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/6040 K.2012/2007
Özet: (1) Davacı, alacaklı olduğu iddia edilen senetlerin ödenmiş olmasına rağmen hâlâ icra takibiyle karşı karşıya olduğunu ve bu takibin haksız, kötü niyetli olduğunu iddia ederek davalıdan borçlu olmadığının tespitini talep etti; (2) Mahkeme, deliller ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının iddiasının haksız olduğunu ve davalıya borcunun bulunduğunu belirleyerek davanın reddine karar verdi ve temyiz itirazlarını reddederek kararı onadı.
**MAHKEMESİ:**Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin dava konusu takip dayanağı rücu belgelerinin alındığı takiplere esas teşkil eden senetleri, müvekkilinin dava dışı üçüncü şahıs...’dan aldığı borca karşılık olarak bu kişiye verdiklerini, müvekkili tarafından senet bedellerinin...’a ödenmesine rağmen senetlerin takibe konulduğunu, iş bu takipler sanki davalı tarafından ödenmiş gibi gösterilerek alınan rücu belgeleri ile müvekkiline karşı icra takibi başlatıldığını, senetlerin ödendiğini davalının da bildiğini, bu hususu yazılı belge ile kabul ettiğini, takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin icra dosyasına bedel ödemek suretiyle alacaklı sıfatını kazandığını, davacının sunduğu yazılı belgenin... ile davacıya ilişkin olup müvekkili ile davacı arasındaki alacak ilişkisiyle ilgili olmadığını, davacının bu belge ile...’a karşı borçlu olmadığına dair hukuki yollara başvurmuş olup bunlardan bir sonuç alamadığını, sonuç olarak alacaklı ...’in borçlu ... ve kefil olan müvekkili aleyhinde takip başlattığını, müvekkilinin evini satarak bu borcu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının davasında haksız olduğu, icra takip konusu kadar davalıya borcunun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin dava konusu takip dayanağı rücu belgelerinin alındığı takiplere esas teşkil eden senetleri, müvekkilinin dava dışı üçüncü şahıs...’dan aldığı borca karşılık olarak bu kişiye verdiklerini, müvekkili tarafından senet bedellerinin...’a ödenmesine rağmen senetlerin takibe konulduğunu, iş bu takipler sanki davalı tarafından ödenmiş gibi gösterilerek alınan rücu belgeleri ile müvekkiline karşı icra takibi başlatıldığını, senetlerin ödendiğini davalının da bildiğini, bu hususu yazılı belge ile kabul ettiğini, takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin icra dosyasına bedel ödemek suretiyle alacaklı sıfatını kazandığını, davacının sunduğu yazılı belgenin... ile davacıya ilişkin olup müvekkili ile davacı arasındaki alacak ilişkisiyle ilgili olmadığını, davacının bu belge ile...’a karşı borçlu olmadığına dair hukuki yollara başvurmuş olup bunlardan bir sonuç alamadığını, sonuç olarak alacaklı ...’in borçlu ... ve kefil olan müvekkili aleyhinde takip başlattığını, müvekkilinin evini satarak bu borcu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının davasında haksız olduğu, icra takip konusu kadar davalıya borcunun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.