Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/5594 K.2011/15944
Özet: (1) Davacı şirket, davalıya karşı senet takibi başlatarak, senetlerin ödenmiş olduğunu ve davalının kötüniyetli olduğu iddiasıyla borçlu olmadığını tespit ettirilmesini talep etti; (2) Mahkeme, davacının iddialarını ispatlayamadığını belirterek takibe konu senetleri ödediğini kabul etmeyerek davayı reddetti ve kararın onanmasına hükmedildi.
Mahkemesi: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin senette alacaklı görünen ve ciro ederek davalıya senetleri veren dava dışı ..'ten senetler karşılığı borç para alıp, bedellerini fazlasıyla ödemesine rağmen, takibe konu senetlerin kötüniyetli olarak iade edilmediğini ve arkadaşı olan davalıya ciro edildiğini, davalının bu durumdan haberdar olup, kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin iyiniyetli olup, borçlunun şahsi def 'ilerini hamile karşı ileri süremeyeceğini, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacı şirketin takibe konu senetleri ödediğine ilişkin iddiasını ispat edemediği, davalının, takibe konu senetlerin bedelsiz kaldığını, keza senetlerin senet borçlusu davacı şirket tarafından ödendiğini ve bu konularda davacı ile dava dışı ... arasında niza olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı gibi davalının takibe konu senetleri, takip borçlusu keşideci davacı şirketin zararına hereket ederek takibe koyduğu iddiasının da davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin senette alacaklı görünen ve ciro ederek davalıya senetleri veren dava dışı ..'ten senetler karşılığı borç para alıp, bedellerini fazlasıyla ödemesine rağmen, takibe konu senetlerin kötüniyetli olarak iade edilmediğini ve arkadaşı olan davalıya ciro edildiğini, davalının bu durumdan haberdar olup, kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin iyiniyetli olup, borçlunun şahsi def 'ilerini hamile karşı ileri süremeyeceğini, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacı şirketin takibe konu senetleri ödediğine ilişkin iddiasını ispat edemediği, davalının, takibe konu senetlerin bedelsiz kaldığını, keza senetlerin senet borçlusu davacı şirket tarafından ödendiğini ve bu konularda davacı ile dava dışı ... arasında niza olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı gibi davalının takibe konu senetleri, takip borçlusu keşideci davacı şirketin zararına hereket ederek takibe koyduğu iddiasının da davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.