Yargıtay19. Hukuk Dairesiİcra ve İflas Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/466 K.2011/2425
Özet: (1) Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kredi borçlusu ve kefillerin 4.2.2009’da başlatılan icra takibiyle ilgili itirazın iptali davası ve tazminat talebidir. (2) Mahkeme, itirazın iptaline karar vererek takibin devamını sağladı, %40 icra inkar tazminatı tahsilini onayladı, fazla istemi reddetti ve davacı vekilin temyiz itirazlarını bozdu.
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Tarih : 09.12.2009No : 370-333 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.- K A R A R -Dava, kredi borçlusu ve kefiller hakkında, kredi alacağının tahsili için 4.2.2009 tarihinde yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.Davalılar davaya cevap vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre takipten sonra yapılan ödemeler de düşüldükten sonra son ödeme tarihi 31.03.2009 itibari ile belirlenen alacak üzerinden itirazın iptaline takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle icra takibinden sonra itirazın iptali davası açılmasından önce borçlu tarafından yapılan ödemenin borçdan düşülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.2-Borçlu icra takibinden sonra 27.02.2009, 04.03.2009 ve 31.03.2009 tarihinde kısmi ödemeler yapmıştır. İtirazın iptali davası ise, 04.05.2009 tarihinde açılmıştır. Bu durumda alacağın varlığının dava tarihi gözetilerek belirlenmesi gerekirken son ödeme tarihi 31.03.2009 tarihi itibari ile alacağın belirlenmesi doğru görülmemiştir.
**SONUÇ:** Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazının reddine, (2) nolu bente açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.02.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. -KARŞI OY YAZISI-Genel hükümlere göre açılan davalarda kural olarak haklılık durumu dava tarihine göre belirlenir. İtirazın iptali davasının amacı itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaktır. Bu nedenle davada haklılık durumu takip tarihi itibariyle belirlenmelidir (HGK 16.10.1996,19-601/711). İtirazın iptali davasında takipten önce, takipten sonra ancak ödeme emrine itiraz süresi bitmeden yapılan ödemeler gözetilir. Ancak ödeme emrine süresinin geçmesinden sonra yapılan ödemeler ise dikkate alınmaz. Bu tür ödemeler kararın infazı sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınıp borçtan mahsup edilmelidir. Aksi halde ödeme tarihleri itibariyle takip konusu alacağa faiz yürütülüp, ödemenin öncelikle faize mahsup edilmesinden sonra kalan alacak saptanarak hüküm kurulmalıdır. Bu şekilde yapılacak işlem sonucu bulunan meblağ üzerinden hüküm kurulması infazda tereddüt yaratır. Davacının davadan önce yapılan ödemeler yönünden tüm borç ödenip, infaz edilmediği sürece hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece bu yöne ilişkin gerekçesi yerinde olup, hükmün onanması gerekir. Sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüş ve gerekçesine katılamıyorum. 24.02.2011
**SONUÇ:** Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazının reddine, (2) nolu bente açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.02.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. -KARŞI OY YAZISI-Genel hükümlere göre açılan davalarda kural olarak haklılık durumu dava tarihine göre belirlenir. İtirazın iptali davasının amacı itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaktır. Bu nedenle davada haklılık durumu takip tarihi itibariyle belirlenmelidir (HGK 16.10.1996,19-601/711). İtirazın iptali davasında takipten önce, takipten sonra ancak ödeme emrine itiraz süresi bitmeden yapılan ödemeler gözetilir. Ancak ödeme emrine süresinin geçmesinden sonra yapılan ödemeler ise dikkate alınmaz. Bu tür ödemeler kararın infazı sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınıp borçtan mahsup edilmelidir. Aksi halde ödeme tarihleri itibariyle takip konusu alacağa faiz yürütülüp, ödemenin öncelikle faize mahsup edilmesinden sonra kalan alacak saptanarak hüküm kurulmalıdır. Bu şekilde yapılacak işlem sonucu bulunan meblağ üzerinden hüküm kurulması infazda tereddüt yaratır. Davacının davadan önce yapılan ödemeler yönünden tüm borç ödenip, infaz edilmediği sürece hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece bu yöne ilişkin gerekçesi yerinde olup, hükmün onanması gerekir. Sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüş ve gerekçesine katılamıyorum. 24.02.2011
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.