Yargıtay19. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/1587 K.2018/12159
Özet: Uyuşmazlık, sanığın Arcell İletişim adlı işyerinde sigortasız çalıştığını beyan ederken, işletmeci ve temsilcilerinin 5809 sayılı Kanun’a aykırı şekilde abonelik sistemini kötüye kullanmasıyla ilgilidir; ancak sanığın başvurusunda ispatlanacak kusurlu eylem bulunamamıştır. Mahkeme, temyiz talebini reddederek, sanığın beraat edildiğine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın sigortasız olarak bir süre çalıştığını beyan ettiği Arcell İletişim adlı işyerinin asıl sahibinin ... olduğunu beyan etmesi karşısında, temsile yetkili kişilerin tespiti yönündeki görüşe, 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi kapsamında düzenlenen suçun failinin; "... Kişinin bilgisi ve rızası dışında, işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi sıfatıyla, abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapan, yaptıran, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenleyen, evrakta değişiklik yapan veya bunları kullanan..." kişiler olması, yine aynı Kanun'un 63/10. maddesinde "... Bu Kanun'un 56. maddesinin .... fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar..." şeklinde yazılı bir fail tanımı bulunması, ancak suça konu abonelik sözleşmesi üzerinde; bayi adı olarak açıkça "... Dağıtım Tic. A.Ş." unvanı ve bilgisayar çıktısı halinde sözleşmeye basılı bir bayi kodu bulunduğu, Turkcell'den gelen yazı cevabına göre bu bayi kodunun sanığın yetkilisi olduğu "... İletişim" adlı bayiye ait olduğu, ancak sözleşmenin altında sözleşmeyi yapan bayinin kaşe ve imzası bölümünün boş olması, ilgili işletmecinin (operatörün) ve hattı aktive eden temsilcisi ... A.Ş'nin sözleşmeyi yapan bayiinin kaşe veya imzası olmamasına rağmen hattı erişime açması ve sanığın bu açılış işlemine dair bir eylemi veya bağlantısı bulunduğunun dosyada ispatlanamaması karşısında iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 21/11/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın sigortasız olarak bir süre çalıştığını beyan ettiği Arcell İletişim adlı işyerinin asıl sahibinin ... olduğunu beyan etmesi karşısında, temsile yetkili kişilerin tespiti yönündeki görüşe, 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi kapsamında düzenlenen suçun failinin; "... Kişinin bilgisi ve rızası dışında, işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi sıfatıyla, abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapan, yaptıran, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenleyen, evrakta değişiklik yapan veya bunları kullanan..." kişiler olması, yine aynı Kanun'un 63/10. maddesinde "... Bu Kanun'un 56. maddesinin .... fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar..." şeklinde yazılı bir fail tanımı bulunması, ancak suça konu abonelik sözleşmesi üzerinde; bayi adı olarak açıkça "... Dağıtım Tic. A.Ş." unvanı ve bilgisayar çıktısı halinde sözleşmeye basılı bir bayi kodu bulunduğu, Turkcell'den gelen yazı cevabına göre bu bayi kodunun sanığın yetkilisi olduğu "... İletişim" adlı bayiye ait olduğu, ancak sözleşmenin altında sözleşmeyi yapan bayinin kaşe ve imzası bölümünün boş olması, ilgili işletmecinin (operatörün) ve hattı aktive eden temsilcisi ... A.Ş'nin sözleşmeyi yapan bayiinin kaşe veya imzası olmamasına rağmen hattı erişime açması ve sanığın bu açılış işlemine dair bir eylemi veya bağlantısı bulunduğunun dosyada ispatlanamaması karşısında iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 21/11/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.