Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/5362 K.2017/10592
Özet: Uyuşmazlık, borçlunun ödeme şartını ihlalinden dolayı verilen tazyik hapsi cezasının 3 aya kadar olup 2 ay 15 gün olarak sınırlandırılması konusundadır. Mahkeme, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi cezasının uygulandığını, ancak 2 ay 15 gün süresinin kanun yararına sınır kabul edilmesi gerektiğini karara koyarak kararını bozuldu.\n
Borçlunun ödeme şartını ihlali suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 15. İcra Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve 2013/216 esas ve 2013/204 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 16/10/2017 gün ve 985 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2017 gün ve KYB.2017-59012 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16.HD-220 esas, 2006/231 sayılı ilâmında yer alan, “Hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, alt sınırdan belli bir ceza belirlenmesi gerekmemekte, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması için zorlanması söz konusu olmaktadır. Bu nedenle kararda belli bir sürenin öngörülmesi, yaptırımın bu niteliğine aykırı olacaktır.” şeklindeki açıklama karşısında, sanığın 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın aleyhine olacak şekilde muayyen gün belirlemek ve bu süreden 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi uyarınca indirim yapmak sureti ile 2 ay 15 gün tazyik hapsi cezası verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 15. İcra Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve 2013/216 esas ve 2013/204 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümdeki uygulamanın çıkarılmasına, sanığın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine ancak aleyhe bozma yasağı gözetilerek tazyik hapsinin üst sınırının 2 ay 15 günü geçmeyeceğinin dikkate alınması suretiyle infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Anılan ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16.HD-220 esas, 2006/231 sayılı ilâmında yer alan, “Hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, alt sınırdan belli bir ceza belirlenmesi gerekmemekte, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması için zorlanması söz konusu olmaktadır. Bu nedenle kararda belli bir sürenin öngörülmesi, yaptırımın bu niteliğine aykırı olacaktır.” şeklindeki açıklama karşısında, sanığın 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın aleyhine olacak şekilde muayyen gün belirlemek ve bu süreden 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi uyarınca indirim yapmak sureti ile 2 ay 15 gün tazyik hapsi cezası verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 15. İcra Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve 2013/216 esas ve 2013/204 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümdeki uygulamanın çıkarılmasına, sanığın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine ancak aleyhe bozma yasağı gözetilerek tazyik hapsinin üst sınırının 2 ay 15 günü geçmeyeceğinin dikkate alınması suretiyle infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.