‹ Ana sayfa
Yargıtay19. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/4086 K.2017/8500

Esas No: 2017/4086 · Karar No: 2017/8500 · Karar Tarihi: 23.10.2017
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Suçtan zarar gören vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suçtan zarar gören vekilinin, 12.06.2017 tarihinde tebliğ olunan kararı, CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 21.06.2017 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II- O Yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz taleplerinin incelenmeside;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Kooperatif yönetim kurulu üyesi olan sanık tarafından olağan genel kurul toplantısının 01.01.2009 -30.01.2009 tarihleri arasında yapılmadığı iddiası ile kamu davası açılmış ise de, dosya arasında bulunan genel kurul bilgi formu ile Bakanlık Temsilcisi raporu uyarınca 2008 faaliyet dönemine ilişkin kooperatif genel kurul toplantısının 06.03.2009 tarihinde yapıldığı, yine genel kurul tutanağında tarihin 06.03.2008 olarak gösterildiği görülmüş ise de dosya arasında bulunan tutanakların tamamı incelendiğinde 2007 faaliyetlerine ilişkin genel kurul toplantısının 25.06.2008 yılında yapıldığından, tutanağa 06.03.2009 yerine sehven 06.03.2008 yazıldığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile TCK'nın 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanun'un Ek 2/2. maddesinde öngörülen suçun önödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2- 1163 sayılı Kanun’un Ek 2. maddesinde yer alan "Bu madde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez" hükmünün 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı ve 5237 sayılı TCK'nın 5. maddesinde yer alan "Bu Kanun'un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." düzenlemesi uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren özel kanunların TCK’nın genel hükümlerine aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle, daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyen sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesinde düzenlenen “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum olduğu bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca TCK'nın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''01.07.2009'' yerine ''27.08.2012'' olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?