‹ Ana sayfa
Yargıtay19. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/9701 K.2017/3393

Esas No: 2016/9701 · Karar No: 2017/3393 · Karar Tarihi: 17.04.2017
Marka hakkına tecavüz suçundan sanıklar ... ve ...'nun, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, katılan kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.500,00 Türk lirası vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılana verilmesine dair Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2015 tarihli ve 2015/455 esas, 2015/512 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/01/2016 tarihli ve 2016/3 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 26/04/2016 gün ve 2701 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2016 gün ve KYB. 2016-199170 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede,
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına katılan vekili Avukat ... tarafından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca katılan lehine 2.200,00 Türk lirası vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken 1.500,00 Türk lirası vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesi ile itiraz edildiği, merci tarafından yapılan incelemede yargılamayı yapan mahkemenin müstakil kurulmuş fikri ve sınai haklar mahkemesi olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmışsa da, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca fikri ve sınai haklar mahkemesinde takip edilen davalar için maktu vekalet ücretinin 2.200,00 Türk lirası olduğu, yargılamanın yapıldığı Kütahya'da müstakil fikri ve sınai haklar mahkemesi bulunmamasına karşın marka hakkına tecavüz suçundan yapılan yargılamanın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24/03/2005 tarihli ve 188 sayılı kararı doğrultusunda ikiden fazla asliye ceza mahkemesi bulunan yerlerde 3 numaralı asliye ceza mahkemesinin fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi olarak yetkilendirilmesi nedeniyle Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinde yapıldığı ve kendini vekil ile temsil ettiren katılana fikri ve sınai haklar mahkemesinde görülen davalar için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde düzenlenen 2.200,00 Türk lirası vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği nazara alınmadan, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü:
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
Bu açıklamalara ve yerleşik yargısal kararlara göre (Yargıtay 1. CD’nin 05/11/2008 tarih ve 2008/9091-7078 E.K; 3. CD’nin 14/11/2007 tarih ve 2007/12330-8319 E.K; 11. CD’nin 27/02/2013 tarih ve 2012/28035 E., 2013/3196 K. ve 12. CD’nin 27/12/2012 tarih ve 2012/21561-28771 E.K sayılı kararları) vekalet ücretinin şahsi hakka ilişkin olması nedeniyle bu hususta kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağından, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 17.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?